İhale sürecine ilişkin bir işlemin iptali davası ile ihale sözleşmesi imzalandıktan sonra sözleşmenin uygulanmasından doğan bir uyuşmazlık arasındaki yargı yolu farkını, Danıştay 6. Dairesi'nin E:2021/5116, K:2022/1485 sayılı kararı temelinde açıklayınız. İşin 'tasfiyesi' kararının hukuki niteliği bu ayrımda nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169069

İhale süreci ile ihale sözleşmesinin uygulanması aşamaları, farklı hukuki rejimlere tabidir ve bu nedenle uyuşmazlıkların çözümünde farklı yargı kolları görevlidir. Danıştay'ın ilgili kararında da bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır: 1) İhale Sürecine İlişkin İşlemler: İhale kararının alınmasından sözleşmenin imzalanmasına kadar geçen sürede idarenin yaptığı tüm işlemler (ihale ilanı, şartname, yeterlilik değerlendirmesi, ihalenin bir istekli üzerinde bırakılması kararı, ihalenin iptali kararı vb.) idarenin kamu gücüne dayanarak tek yanlı iradesiyle tesis ettiği 'idari işlemlerdir'. Bu işlemlere karşı açılacak davalar, idari işlemin iptali davası niteliğinde olup, 'idari yargı'nın (İdare Mahkemeleri) görev alanına girer. 2) İhale Sözleşmesinin Uygulanmasından Doğan Uyuşmazlıklar: İhale sözleşmesi imzalandıktan sonra, taraflar (idare ve yüklenici) arasında özel hukuk ilişkisi kurulmuş olur. Bu aşamadan sonra sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklar (hakediş ödemeleri, teminatın iadesi, gecikme cezaları, sözleşmenin feshi, işin tasfiyesi vb.) özel hukuk hükümlerine tabidir. Bu tür uyuşmazlıkların çözüm yeri 'adli yargı'dır (genellikle Ticaret Mahkemeleri). Danıştay'ın kararında da, sözleşme imzalanıp işe başlandıktan sonra, öngörülemeyen durumlar nedeniyle projenin tamamlanamayacağı gerekçesiyle idarenin 'işin tasfiyesine/iptaline' karar vermesi, sözleşmenin uygulanması aşamasına ilişkin bir uyuşmazlık olarak nitelendirilmiştir. Burada idare, kamu gücüne dayanarak bir idari işlem tesis etmekten ziyade, sözleşmenin kendisine tanıdığı bir yetkiyi kullanmaktadır. Bu nedenle, bu 'tasfiye' kararından doğan uyuşmazlığın adli yargıda görülmesi gerektiğine karar verilmiştir. Bu nedenle idare mahkemesi davayı görev yönünden reddetmeliydi.