Hâkimin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak 1086 sayılı HUMK m. 573 (6100 sayılı HMK m. 46) uyarınca açılan bir tazminat davası ile koruma tedbirleri nedeniyle CMK m. 141 uyarınca açılan bir tazminat davası arasındaki temel farkları; davanın hukuki sebebi, muhatabı ve görevli mahkeme açısından karşılaştırınız. (YHGK E:2012/1103, K:2012/881)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169067

Bu iki dava türü, benzer sonuçlar doğurabilse de hukuki temelleri, muhatapları ve yargılama usulleri bakımından tamamen farklıdır: 1) Hukuki Sebep: a) CMK m. 141 Davası: Bu davanın sebebi, uygulanan koruma tedbirinin (yakalama, tutuklama vb.) sonucunda 'haksız' olduğunun anlaşılmasıdır. Burada hakimin kusurlu olması şart değildir. Yargılama sonunda verilen beraat veya KYOK kararı, başlangıçta haklı görülen tedbiri kendiliğinden haksız hale getirir. Sorumluluk, 'objektif' niteliktedir ve kusursuz sorumluluğa yakındır. b) HMK m. 46 Davası: Bu davanın sebebi, hakimin 'yargısal faaliyeti sırasında kasten veya ağır kusurla' hukuka aykırı bir karar veya işlem tesis etmesidir. Sorumluluğun temelinde hakimin 'kişisel ve ağır kusuru' yatar. Örneğin, kanunun açık hükmüne aykırı, keyfi ve gerekçesiz bir tutuklama kararı vermesi gibi. 2) Muhatap (Davalı): a) CMK m. 141 Davası: Dava, doğrudan 'Devlet'e (Maliye Hazinesi) karşı açılır. Hakimin şahsına husumet yöneltilemez. b) HMK m. 46 Davası: Bu dava da yine 'Devlet' aleyhine açılır. Devlet, tazminatı ödedikten sonra sorumlu hakime rücu eder. Doğrudan hakime dava açılamaz. 3) Görevli Mahkeme: a) CMK m. 141 Davası: Dava, zarara uğrayanın oturduğu yer 'Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılır. Eğer bu yerleşim yerinde Ağır Ceza Mahkemesi yoksa, en yakın Ağır Ceza Mahkemesi yetkilidir (CMK m. 142/2). b) HMK m. 46 Davası: 6110 sayılı Kanunla yapılan değişikliğe göre, hakimlerin verdikleri kararlar nedeniyle Devlet aleyhine açılan tazminat davaları, ilk derece mahkemesi sıfatıyla 'Yargıtay ilgili hukuk dairesinde' görülür. YHGK'nın ilgili kararında da bu ayrıma dikkat çekilmiş ve davanın, hakimin gerekçesiz karar vermesi gibi kişisel ve ağır kusuruna dayandırıldığı için HMK kapsamına girdiği ve Yargıtay'da görülmesi gerektiği belirtilmiştir.