Ev sahibinin, kiralananın 'yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi' nedeniyle tahliye davası açabilmesi için (TBK m. 350/2), bu çalışmalar sırasında 'kiralananda oturmanın imkansız olması' şartının ispatı ve mahkeme tarafından nasıl değerlendirileceğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169065

TBK m. 350/2'ye dayalı tahliye davasının en kritik unsurlarından biri, planlanan inşaat veya imar faaliyetleri sırasında kiracının kiralananda oturmasının 'imkansız' olduğunun kanıtlanmasıdır. Bu şart, kiraya verenin keyfi veya basit bir tadilat bahanesiyle kiracıyı tahliye etmesini önlemeyi amaçlar. İspat Yükü ve Değerlendirme: İspat yükü, bu iddiayı ileri süren kiraya verene aittir. Kiraya veren, yapılacak işin niteliğini ve kapsamını ortaya koyan belgeleri (onaylı mimari proje, tadilat projesi, belediyeden alınan ruhsat vb.) mahkemeye sunmalıdır. Mahkeme, bu belgelerle yetinmeyerek, genellikle bir bilirkişi heyeti (inşaat mühendisi, mimar vb.) marifetiyle yerinde keşif yapar. Bilirkişi raporunda şu hususlar değerlendirilir: a) İşin Niteliği: Yapılacak işin basit bir boya-badana veya tamirattan ibaret olup olmadığı, yoksa binanın taşıyıcı sistemine, temel yapısına, tesisatlarına müdahale gibi 'esaslı' bir onarım, genişletme veya değişiklik içerip içermediği tespit edilir. b) Yaşamın İmkansızlığı: Planlanan çalışmaların (yıkım, kırım, iskele kurulması, su ve elektriğin kesilmesi zorunluluğu vb.) gürültü, toz, güvenlik riski gibi etkileri nedeniyle, kiralananın konut veya işyeri olarak kullanımına fiilen ve objektif olarak imkan verip vermeyeceği değerlendirilir. Kiracının sadece bazı zorluklara katlanarak oturmaya devam edebileceği durumlar, 'imkansızlık' olarak kabul edilmez. İmkan, objektif olarak ortadan kalkmış olmalıdır. Eğer bilirkişi raporu, çalışmalar sırasında kiralananda ikametin mümkün olmadığı yönünde bir kanaat belirtirse, tahliye için aranan bu önemli şart gerçekleşmiş sayılır.