Belediye başkanı olan bir kişinin Cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanması durumunda, bu kişinin yargısal statüsünde (dokunulmazlık, soruşturma usulü) ne gibi değişiklikler olur? Bu değişikliklerin Anayasa m. 106 ve m. 127 hükümleri açısından yaratacağı potansiyel çelişkileri tartışınız.
Bu atama, kişinin yargısal statüsünde önemli ve çelişkili sonuçlar doğurur: 1) Dokunulmazlık: Belediye başkanlarının yasama dokunulmazlığı yoktur. Görevleriyle ilgili suçlardan dolayı 4483 sayılı Kanuna göre İçişleri Bakanı'nın izniyle, kişisel suçlarından dolayı ise genel hükümlere göre soruşturulurlar. Cumhurbaşkanı yardımcıları ise, Anayasa m. 106/10 uyarınca, 'görevleriyle ilgili olmayan suçlarda yasama dokunulmazlığına ilişkin hükümlerden yararlanırlar.' Belediye başkanlığı göreviyle ilgili işlenen bir suç, doğal olarak Cumhurbaşkanı yardımcılığı göreviyle ilgili olmayacağından, bu kişi belediye başkanıyken sahip olmadığı bir dokunulmazlığa kavuşmuş olur. Bu durum, belediye başkanlarının yargısal denetimini fiilen imkansız hale getirebilir. 2) Soruşturma Usulü: Belediye başkanının göreviyle ilgili bir suçtan soruşturulması İçişleri Bakanı'nın iznine tabidir (4483 s. Kanun). Cumhurbaşkanı yardımcısının göreviyle ilgili bir suçtan soruşturulması ise TBMM'nin nitelikli çoğunlukla vereceği karara bağlıdır ve yargılaması Yüce Divan'da yapılır (Anayasa m. 106/5-9). Bir belediye başkanının aynı zamanda Cumhurbaşkanı yardımcısı olması, belediye başkanlığı göreviyle ilgili bir suç iddiası karşısında hangi usulün uygulanacağı sorununu doğurur. Dokunulmazlık nedeniyle soruşturma yapılamayacağı gibi, yapılabilse bile iki farklı soruşturma usulü arasında bir karmaşa yaşanacaktır. 3) Görevden Uzaklaştırma: Anayasa m. 127/4, göreviyle ilgili bir suç sebebiyle hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan bir belediye başkanının, kesin hükme kadar İçişleri Bakanı tarafından geçici olarak görevden uzaklaştırılabileceğini düzenler. Ancak Cumhurbaşkanı yardımcısı sıfatını taşıyan bir kişiyi, hiyerarşik olarak onun altında yer alan İçişleri Bakanı'nın görevden uzaklaştırması, devlet teşkilatının hiyerarşisi ve mantığıyla bağdaşmaz. Ayrıca, dokunulmazlık nedeniyle hakkında soruşturma/kovuşturma açılamayacağı için bu madde zaten uygulanamaz hale gelecektir. Bu çelişkiler, iki görevin bir kişide birleşmesinin anayasal sistemle bağdaşmadığını göstermektedir.