Türk Ticaret Kanunu'nun 677. maddesinde düzenlenen 'imzaların bağımsızlığı (isti'klali)' ilkesi ne anlama gelmektedir? Bu ilkenin, senet üzerinde ehliyetsiz bir kişinin veya yetkisiz bir temsilcinin imzasının bulunması halinde diğer borçluların sorumluluğuna etkisini bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169055

İmzaların bağımsızlığı ilkesi, bir kambiyo senedi (poliçe, bono, çek) üzerindeki her imzanın, diğer imzalardan bağımsız olarak kendi sahibini bağladığını ifade eden temel bir prensiptir. Bu ilkeye göre, senet üzerindeki imzalardan birinin veya birkaçının sahte olması, imza sahibinin ehliyetsiz olması, imzanın yetkisiz temsilci tarafından atılmış olması veya herhangi bir sebeple imza sahibini bağlamaması, senet üzerindeki diğer geçerli imzaların sahiplerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Amaç, senedin tedavül güvenliğini sağlamak ve senedi elinde bulunduran iyiniyetli hamilin hakkını korumaktır. Örnek: A (düzenleyen), B (lehtar) lehine bir bono düzenlemiş olsun. B, bu bonoyu C'ye ciro etmiş, C de D'ye ciro etmiştir. Daha sonra, senedi düzenleyen A'nın, senedi imzaladığı tarihte fiil ehliyetine sahip olmadığı (örneğin kısıtlı olduğu) anlaşılsın. A'nın imzası geçersiz olduğu için kendisi senetten sorumlu tutulamaz. Ancak, imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince, A'nın imzasının geçersiz olması, cirantalar olan B ve C'nin imzalarının geçerliliğini ve sorumluluklarını etkilemez. Senedin son hamili D, vadesinde senedi A'ya ibraz edip ödenmemesi üzerine, cirantalar B ve C'ye müracaat ederek senet bedelini onlardan talep edebilir. B ve C, 'düzenleyenin imzası geçersizdir, dolayısıyla senet de geçersizdir' şeklinde bir savunma (def'i) ileri süremezler. Her imza sahibi, kendi imzasından dolayı müteselsilen sorumludur.