Sanığın yokluğunda yapılan bir duruşma neticesinde verilen mahkumiyet hükmüne karşı, sanığın CMK m. 198 uyarınca 'eski hale getirme' isteminde bulunabilmesinin şartları nelerdir? Sanığın kendi isteğiyle duruşmadan vareste tutulması durumunda bu hakkı neden kullanamaz?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169051

CMK m. 198, sanığın yokluğunda yapılan duruşma nedeniyle uğradığı hak kayıplarını telafi etmeyi amaçlayan özel bir 'eski hale getirme' yoludur. Bu yola başvurulabilmesinin şartları şunlardır: 1) Duruşmanın sanığın yokluğunda yapılmış olması gerekir. 2) Sanığın yokluğunun, kendi talebi veya rızasına dayanmaması gerekir. Yani, sanık duruşmadan haberdar edilmemiş veya kusuru olmaksızın duruşmaya katılamamış olmalıdır. 3) Mahkemece verilen karar veya yapılan işlemlerin sanığa tebliğ edilmiş olması gerekir. 4) Sanık, bu tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde, kanuni nedenlere (örneğin tebligatın usulsüz olması, hastalık gibi mazeretler) dayanarak eski hale getirme isteminde bulunmalıdır. Maddenin 2. fıkrası, sanığın bu hakkı kullanamayacağı iki hali açıkça düzenlemiştir: a) Sanığın kendi istemi üzerine duruşmadan bağışık (vareste) tutulması (CMK m. 196). b) Sanığın müdafii aracılığıyla temsil edilme yetkisini kullanması (CMK m. 197). Bu durumlarda sanığın eski hale getirme isteminde bulunamamasının sebebi, yokluğunun kendi iradesine ve seçimine dayanmasıdır. Sanık, duruşmada hazır bulunma hakkından bizzat feragat etmiş ve yargılamanın yokluğunda yürütülmesine rıza göstermiştir. Bu bir hak kullanımıdır ve sonuçlarına katlanması gerekir. Kendisi duruşmada bulunmayı tercih etmediği için, sonradan bu tercihine dayanarak yargılamanın geri alınmasını talep etmesi, hem usul ekonomisine hem de hakkın kullanımıyla ilgili genel hukuk ilkelerine aykırı olurdu.