Mirasın reddi (TMK m. 605) davasının hukuki niteliğini (çekişmeli/çekişmesiz yargı) ve bu nitelendirmenin yetkili mahkemenin belirlenmesindeki rolünü, HMK m. 384 ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin E: 2015/9177, K: 2015/9227 sayılı kararı ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169050

Mirasın reddi (gerçek ret), mirasçının tek taraflı irade beyanıyla miras bırakanın terekesini reddetmesidir ve bu iradenin tespiti istemiyle açılan dava, HMK m. 382 uyarınca bir 'çekişmesiz yargı' işidir. Çünkü bu davada, taraflar arasında bir hak iddiasına dayalı bir uyuşmazlık çözülmemekte, sadece mevcut bir hukuki durumun (red iradesinin) tespiti ve tescili istenmektedir. Karşı taraf olarak hasım gösterilen kimse yoktur. Bu nitelendirmenin yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli bir rolü vardır. Çekişmesiz yargı işlerinde genel yetki kuralı HMK m. 384'e göre talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesidir. Ancak aynı madde, 'kanunda aksine hüküm bulunmadıkça' diyerek özel yetki kurallarının önceliğini belirtmiştir. Mirasın reddi davası için TMK m. 609/1'in atfıyla, TMK m. 576'da özel ve kesin bir yetki kuralı öngörülmüştür. Buna göre, mirasla ilgili davalar (mirasın reddi dahil) 'mirasbırakanın son yerleşim yeri' mahkemesinde görülür. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da bu hususa işaret edilerek, davacıların adresine göre yetkisizlik kararı veren mahkemenin kararının yanlış olduğu, yetkili mahkemenin müteveffanın (mirasbırakanın) son yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, mirasın reddi davası bir çekişmesiz yargı işi olmasına rağmen, bu iş için kanunda özel ve kesin bir yetki kuralı (mirasbırakanın son yerleşim yeri) bulunduğu için, HMK m. 384'teki genel çekişmesiz yargı yetki kuralı uygulanmaz.