İYUK m. 20/A'da düzenlenen 'ivedi yargılama usulü'nün, genel yargılama usulünden temel farkları nelerdir? Özellikle dava açma süresi, idareye başvuru (İYUK m. 11) ve kanun yolu açısından farklılıkları belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169045

İvedi yargılama usulü, belirli türdeki idari uyuşmazlıkların daha hızlı bir şekilde çözülmesini amaçlayan özel bir yargılama usulüdür ve genel yargılama usulünden önemli farklar içerir: 1) Dava Açma Süresi: Genel usulde dava açma süresi 60 gün iken, ivedi yargılama usulünde bu süre 30 gündür (İYUK m. 20/A/2-a). Bu, hakkın daha hızlı kullanılmasını zorunlu kılar. 2) İdareye Başvuru (İYUK m. 11): Genel usulde, dava açmadan önce idareye başvurarak işlemin kaldırılması, geri alınması gibi taleplerde bulunulabilir ve bu başvuru, duran dava açma süresini yeniden işletir. Ancak İYUK m. 20/A/2-b'de açıkça 'Bu Kanunun 11. maddesi hükümleri uygulanmaz' denilerek, ivedi yargılama usulüne tabi davalarda idareye başvuru yolunun dava açma süresini durdurmayacağı veya yeniden başlatmayacağı hükme bağlanmıştır. Bu, yargılamayı hızlandırma amacının bir gereğidir. 3) Savunma Süresi: Genel usulde savunma süresi 30 gün olup uzatılabilirken, ivedi yargılamada savunma süresi 15 gündür ve en fazla 15 gün daha uzatılabilir (İYUK m. 20/A/2-d). 4) Kanun Yolu: Genel usulde idare mahkemesi kararlarına karşı kural olarak istinaf yoluna (bölge idare mahkemesi) gidilir. İvedi yargılama usulünde ise istinaf yolu kapalıdır; verilen nihai kararlara karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde doğrudan Danıştay'da 'temyiz' yoluna başvurulur (İYUK m. 20/A/2-g). Temyiz incelemesi de yine ivedi olarak (en geç 2 ay içinde) sonuçlandırılır. Bu farklar, ivedi yargılama usulünün konusunu oluşturan acele kamulaştırma, ihale gibi işlemlerin hukuki statüsünün bir an önce kesinleşmesi ihtiyacından kaynaklanmaktadır.