Uyuşturucu madde suçlarında, bir kişinin eyleminin TCK m. 188 (ticaret) kapsamında mı yoksa TCK m. 191 (kullanmak için bulundurma) kapsamında mı kaldığının tespitinde 'kişisel kullanım miktarı' kriteri tek başına yeterli midir? Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/4166 E. sayılı kararında belirtilen diğer dinamik kriterleri açıklayınız.
Hayır, kişisel kullanım miktarı kriteri tek başına yeterli değildir ve belirleyici olamaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının azlığı tek başına eylemin kullanma amaçlı olduğunu, çokluğu ise tek başına ticaret amaçlı olduğunu göstermez. Önemli olan, failin 'bulundurma amacı'dır ve bu amaç, somut olayın tüm özellikleri bir arada değerlendirilerek tespit edilmelidir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/4166 E. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, miktar kriterinin yanı sıra dikkate alınması gereken diğer dinamik kriterler şunlardır: a) Failin Davranışları: Failin müşteri araması, pazarlık yapması, satışa yönelik herhangi bir davranış sergilemesi ticaret kastını gösterir. b) Bulundurma Şekli ve Çeşitlilik: Uyuşturucunun çok sayıda küçük, satışa hazır paketçikler (fişek) halinde olması, evde madde bulaşıklı hassas terazi bulunması, esrar, eroin, kokain gibi farklı türde maddelerin bir arada bulundurulması ticaret amacına işaret eder. c) Bulundurulan Yer ve Zaman: Maddenin ev gibi kişisel alanda mı yoksa satışa uygun bir mekanda mı bulunduğu önemlidir. d) Failin Kullanıcı Olup Olmadığı: Failin kendisinin uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığı, kan ve idrar tahlilleriyle veya kendi ikrarıyla belirlenmelidir. Kullanıcı olmayan birinin uyuşturucu bulundurması, ticaret şüphesini artırır. e) Sosyal ve Ekonomik Durum: Failin düzenli bir geliri olup olmadığı, geçimini nasıl sağladığı, ele geçirilen maddenin değerinin ekonomik durumuyla orantılı olup olmadığı gibi hususlar da kastın belirlenmesinde önemli birer veridir. Mahkeme, bu kriterleri bir bütün olarak değerlendirerek failin gerçek kastını ortaya çıkarmalıdır.