Apostil şerhi, üzerine konulduğu belgenin içeriğinin maddi doğruluğunu teyit eder mi? Apostil şerhi taşıyan yabancı bir mahkeme kararının Türkiye'de doğrudan icra edilememesinin ve 'tanıma ve tenfiz' davası gerektirmesinin sebebini, Apostil'in işleviyle ilişkilendirerek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169032

Hayır, Apostil şerhi belgenin içeriğinin maddi doğruluğunu teyit etmez. Lahey Sözleşmesi'nin 3. maddesinde açıkça belirtildiği gibi, Apostil şerhi yalnızca; 1) belgedeki imzanın doğruluğunu, 2) belgeyi imzalayan kişinin hangi sıfatla hareket ettiğini ve 3) gerekiyorsa belgedeki mühür veya damganın aslıyla aynı olduğunu tasdik eder. Apostil, belgenin 'menşeinin', yani resmi bir makamdan kaynaklandığının doğrulanmasıdır; içeriğinin (örneğin belgede yazan vakıaların veya kararın hukuka uygunluğunun) doğrulanması değildir. Bu nedenle, Apostil şerhi taşıyan yabancı bir mahkeme kararı, Türkiye'de sadece belgenin 'resmiyetini' ve 'kaynağını' ispatlar. Ancak bir yabancı mahkeme kararının Türkiye'de icra edilebilmesi (tenfiz) veya kesin hüküm gücüne sahip olabilmesi (tanıma), o kararın Türk kamu düzenine uygun olup olmadığı, tarafların savunma haklarına riayet edilip edilmediği gibi esasa ilişkin bir dizi şartın denetlenmesini gerektirir. Bu denetim, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) uyarınca açılacak bir 'tanıma ve tenfiz' davası ile Türk mahkemeleri tarafından yapılır. Kısacası, Apostil, tanıma ve tenfiz davası açılabilmesi için gerekli olan 'belgenin resmiyetinin ispatı' şartını sağlayan bir ön adımdır, ancak tek başına kararın Türkiye'de hukuki sonuç doğurması için yeterli değildir.