926 sayılı TSK Personel Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca, mecburi hizmet süresini tamamlamadan TSK'dan ayrılan bir subayın ödemekle yükümlü olduğu tazminatın hukuki niteliğini (cezai şart mı, gerçek zararın tazmini mi) ve bu tazminatın hesaplanmasında dikkate alınan unsurları, ilgili yönetmelik çerçevesinde açıklayınız.
TSK'dan mecburi hizmet süresini tamamlamadan ayrılan personelden alınan tazminatın hukuki niteliği doktrinde tartışmalı olmakla birlikte, karma bir nitelik taşıdığı söylenebilir. Bu ödeme, bir yandan personelin yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle bir 'cezai şart' veya 'caydırıcı yaptırım' niteliği taşırken, diğer yandan Devletin o personel için yaptığı eğitim, öğretim ve yetiştirme masraflarının, yani 'gerçek bir zararın' tazmini amacını güder. 926 sayılı Kanun'un 112. maddesi, bu masrafların 'yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizi ile birlikte tazminat olarak' ödeneceğini belirtir. Tazminatın hesaplanmasında dikkate alınacak unsurlar, 'Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Öğrenim Eğitim ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmelik'te detaylandırılmıştır. Bu yönetmeliğin 5. maddesine göre maliyet hesabına dahil edilen başlıca unsurlar şunlardır: a) Öğrencilik dönemine ait masraflar: Yiyecek, giyim, öğrenci harçlıkları, kitap-kırtasiye, barınma, ilaç-tedavi, yabancı dil eğitimi, atış, kurs masrafları gibi giderler. b) Subay/astsubay olarak alınan kurs ve eğitim masrafları: Eğitim görevlilerinin maaşları, ek ders ücretleri, yolluklar, kırtasiye, ulaşım, amortismanlar gibi giderler. c) Yurt dışı eğitim masrafları: Yurt dışında ödenen aylıklar ve diğer masraflar (bazı durumlarda 4 katı olarak). Bu hesaplama, kişinin TSK'dan ayrılmasıyla kamunun uğradığı somut mali kaybı karşılamayı hedefler ve bu yönüyle gerçek zararın tazmini niteliği ağır basar.