Kamuya ait bir hastanede (devlet, üniversite) yapılan yanlış göz ameliyatı nedeniyle tazminat davası açmak isteyen bir hasta, davayı kime karşı (hekime mi, idareye mi) ve hangi mahkemede açmalıdır? Bu durumun özel bir hastanede gerçekleşmesi halinde görevli mahkeme ve davalı taraf nasıl değişir?
Hekimin çalıştığı kuruma göre davanın muhatabı ve görevli mahkeme temelden değişmektedir: 1) Kamu Hastanesi (Devlet, Üniversite, Aile Sağlığı Merkezi): Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrası 'Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir.' hükmünü amirdir. Bu anayasal kural gereğince, kamu hastanesinde görevli hekimin tıbbi müdahale sırasında (göreviyle ilgili olarak) yol açtığı zararlardan dolayı doğrudan hekime karşı dava açılamaz. Dava, hizmet kusuru veya idarenin kusursuz sorumluluğu ilkelerine dayanılarak, ilgili idareye (Sağlık Bakanlığı, Üniversite Rektörlüğü) karşı ve İdare Mahkemesinde açılmalıdır. Bu bir 'tam yargı davası'dır. İdare, davayı kaybedip tazminatı öderse, kusuru oranında ilgili hekime rücu edebilir. 2) Özel Hastane veya Serbest Çalışan Hekim: Bu durumda, hekim/hastane ile hasta arasında özel hukuk ilişkisi (vekalet veya eser sözleşmesi) vardır. Dolayısıyla, dava özel hukuk hükümlerine göre, hekime ve/veya hastaneye karşı (müteselsil sorumluluk) açılır. Görevli mahkeme ise, uyuşmazlığın niteliğine göre Tüketici Mahkemesi veya (tüketici işlemi sayılmıyorsa) Asliye Hukuk Mahkemesidir. Göz ameliyatı gibi estetik amaç da taşıyabilen işlemler genellikle tüketici işlemi sayıldığından, görevli mahkeme çoğunlukla Tüketici Mahkemesi olmaktadır. Bu ayrım, davanın usulü, zamanaşımı ve uygulanacak hukuk kuralları açısından hayati önem taşır.