Basit yargılama usulünün uygulanacağı suçlar (adli para cezası ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az hapis cezasını gerektirenler) ile seri muhakeme usulünün (CMK m. 250) uygulanacağı suçlar arasında bir kesişim olması halinde, hangi usulün öncelikle uygulanacağını ve bu önceliğin belirlenmesindeki yasal mantığı açıklayınız.
Basit yargılama usulü (CMK m. 251), iddianamenin kabulünden sonra mahkemenin takdiriyle uygulanan bir kovuşturma evresi usulüdür. Seri muhakeme usulü (CMK m. 250) ise, soruşturma evresinin sonunda, Cumhuriyet savcısının şüpheliye teklifi ve şüphelinin de müdafii huzurunda kabul etmesiyle uygulanan, kovuşturma evresini atlayan özel bir usuldür. Bir suç, hem CMK m. 250/1'de sayılan katalog suçlardan biri ise hem de CMK m. 251'deki ceza hadlerine uyuyorsa, hangi usulün uygulanacağı sorusu ortaya çıkar. Usullerin uygulama zamanı dikkate alındığında, seri muhakeme usulü önceliklidir. Çünkü seri muhakeme, soruşturma evresini sonlandıran bir kurumdur ve uygulanıp uygulanmayacağına Cumhuriyet savcısı karar verir. Eğer soruşturma evresinde seri muhakeme usulü için şartlar oluşmuş ve savcı tarafından teklif edilmiş ancak şüpheli tarafından kabul edilmemişse, savcı genel hükümlere göre iddianame düzenler. Bu iddianame mahkemece kabul edildikten sonra, eğer suçun niteliği CMK m. 251'deki şartları taşıyorsa, bu aşamada mahkeme basit yargılama usulünü uygulama kararı alabilir. Dolayısıyla, bu iki usul birbirinin alternatifi değil, yargılamanın farklı aşamalarında devreye giren ve öncelik-sonralık ilişkisi içinde olan kurumlardır. Öncelik, soruşturma evresinde sonuçlanma imkanı tanıyan seri muhakeme usulündedir. Bu usulün başarısız olması halinde, kovuşturma evresinde basit yargılama usulü bir seçenek olarak gündeme gelebilir.