CMK m. 231/6-c bendinde HAGB kararı verilebilmesi için aranan 'suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın... tamamen giderilmesi' şartının kapsamına manevi zararlar dahil midir? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 24.10.2016 tarihli kararı bu konuda nasıl bir yorum getirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169024

CMK m. 231/6-c'de belirtilen 'zarar' kavramının neleri kapsadığı, özellikle manevi zararların bu kapsama girip girmediği doktrin ve uygulamada tartışılmıştır. Yargıtay'ın yerleşik ve istikrarlı içtihadına göre, HAGB kararı verilebilmesi için giderilmesi gereken zarar, 'doğrudan doğruya suçtan kaynaklanan somut, maddi bir zarar'dır. Manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmez. Yargıtay'a göre, manevi zararın tespiti ve miktarının belirlenmesi, hukuk mahkemelerinin görev alanına giren, subjektif ve karmaşık bir değerlendirmeyi gerektirir. Ceza mahkemesinin bu tespiti yaparak HAGB'nin uygulanmasını buna bağlaması, usul ekonomisine ve ceza yargılamasının amacına aykırı olurdu. Ayrıca, manevi tazminat talebi, mağdurun şahsi hakkı olup, bu hakkı kullanıp kullanmamak onun iradesine bağlıdır. Bu irade kullanılmadan ceza mahkemesinin sanığı bir nevi manevi tazminat ödemeye zorlaması, kurumun ruhuyla bağdaşmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 24.10.2016 tarihli, 2014/9550 E., 2016/13675 K. sayılı kararında da bu ilke tekrarlanmış ve 'tehdit suçu nedeniyle dosyaya yansıyan ve talep edilen somut (maddi) bir zararın bulunmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmaması karşısında...' denilerek, manevi zararın HAGB'ye engel teşkil etmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla, bir suçtan dolayı sadece manevi zarar doğmuşsa veya maddi zarar doğmuş olsa bile bu zarar giderilmişse, giderilmemiş bir manevi zararın varlığı HAGB kararı verilmesine tek başına engel değildir.