Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararının hukuki niteliğini (hüküm olup olmadığı) ve bu kararın, görülmekte olan bir hukuk davasında 'kesinleşmiş bir ceza hükmü' olarak hukuk hakimini bağlayıp bağlamayacağını Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.10.2013 tarihli kararı ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169023

HAGB kararı, CMK m. 231'de düzenlenen, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün belirli bir denetim süresi boyunca hukuki bir sonuç doğurmaması ve denetim süresi sonunda davanın düşmesi sonucunu doğurabilen, kendine özgü bir ceza muhakemesi kurumudur. HAGB kararı, maddi ve hukuki anlamda bir 'hüküm' değildir. Çünkü bu kararla sanık 'hükümlü' sıfatını almaz, ceza infaz edilmez ve karar adli sicil kaydına işlenmez. Yargılama askıya alınır ve denetim süresi sonunda şartlar gerçekleşirse mahkumiyet hükmü tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar. Bu niteliği nedeniyle, HAGB kararı, Borçlar Kanunu m. 74'te (eski BK m. 53) belirtilen 'ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayıcılığı' ilkesi kapsamında değerlendirilemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.10.2013 tarihli, E: 2013/4-8, K: 2013/1458 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı gibi, 'maddi olgunun belirlenmesi yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, hukuk hakimini bağlamayacağının kabulü gerekir.' Dolayısıyla, bir hukuk davasında hakim, ceza mahkemesinde aynı olaya ilişkin verilmiş bir HAGB kararındaki maddi vakıa tespiti veya suçun işlenip işlenmediği yönündeki kanaat ile bağlı değildir. Hukuk hakimi, kendi delillerini serbestçe takdir ederek, ceza mahkemesinden farklı bir sonuca varabilir.