HMK m. 61 uyarınca yapılan 'davanın ihbarı' sonucunda, kendisine dava ihbar edilen üçüncü kişinin HMK m. 63 uyarınca davaya katılması halinde hukuki statüsü ne olur? İhbar edilen kişinin davaya katılmaması halinde, aleyhine açılabilecek bir rücu davasında, ihbarın etkisi ne olacaktır?
HMK m. 61 uyarınca bir taraf, davayı kaybettiği takdirde üçüncü bir kişiye rücu edeceğini düşünüyorsa, davayı o kişiye ihbar edebilir. HMK m. 63'e göre, dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya 'fer'i müdahil' olarak katılabilir. Dolayısıyla, ihbar edilenin davaya katılması durumunda hukuki statüsü, HMK m. 66 vd. hükümlerine tabi bir fer'i müdahildir. Yanında katıldığı tarafla birlikte hareket eder, onun iddia ve savunmalarını destekleyici işlemler yapabilir. Eğer ihbar edilen kişi davaya katılmazsa, bu durumun önemli bir sonucu HMK m. 64'te düzenlenmiştir. Bu madde, fer'i müdahalenin etkisini düzenleyen m. 69/2'ye atıf yapar. HMK m. 69/2'ye göre, fer'i müdahilin, yanında katıldığı tarafın ileri sürebileceği iddia ve savunmalara aykırı hareket etmesi durumu hariç, asıl davada verilen karar, fer'i müdahil hakkında da 'etki' yapar. Kıyasen uygulandığında bu hüküm şu anlama gelir: Kendisine usulüne uygun olarak dava ihbar edilen ve davaya katılmayan üçüncü kişi, daha sonra kendisine karşı açılacak rücu davasında, ihbar edilen asıl davadaki vakıaların yanlış olduğunu, asıl davada kötü bir yargılama yapıldığını veya ihbar eden tarafın davayı kötü yürüttüğünü iddia edemez. Buna 'müdahale etkisi' veya 'ihbarın etkisi' denir. Üçüncü kişi, sadece ihbar eden tarafın ağır kusuru veya hilesi nedeniyle asıl davayı kaybettiğini iddia edebilir. Kısacası, usulüne uygun ihbar, üçüncü kişiyi rücu davasında önemli savunma imkanlarından mahrum bırakır ve ihbar edenin rücu davasındaki ispat yükünü hafifletir.