CMK m. 143 uyarınca, koruma tedbirleri nedeniyle Devlet tarafından ödenen tazminatın geri alınmasını gerektiren hallerden olan 'kovuşturmaya yer olmadığı kararını sonradan kaldıran bir suçun işlendiğinin kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla tespit edilmesi' durumunu açıklayınız. Bu halde geri alınacak tazminatın kapsamı nasıl belirlenir?
CMK m. 141, haksız yakalama, tutuklama gibi koruma tedbirleri nedeniyle kişilerin uğradığı zararların Devlet tarafından tazmin edileceğini düzenler. Kişi, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verilmesi üzerine bu tazminatı almış olabilir. Ancak CMK m. 143/1-a, bu durumun sonradan değişebileceğini öngörür. Eğer daha önce verilen KYOK, yeni delillerin ortaya çıkması gibi sebeplerle kaldırılır, kamu davası açılır ve yargılama sonucunda kişi o suçtan mahkum olursa, daha önce ödenen tazminatın geri alınması gündeme gelir. Geri almanın temel mantığı, başlangıçta haksız sanılan koruma tedbirinin (yakalama/tutuklama), yargılama sonucu kişinin suçlu bulunmasıyla 'haklı' hale gelmesi ve Devletin yaptığı ödemenin sebebinin ortadan kalkmasıdır. Bu, bir nevi sebepsiz zenginleşmenin iadesidir. Geri alınacak tazminatın kapsamı, mahkum olunan ceza ile gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin karşılaştırılmasıyla belirlenir. Eğer mahkumiyet süresi, gözaltı ve tutukluluk süresini aşıyor veya eşit ise, ödenen tazminatın tamamı geri istenir. Çünkü tutuklulukta geçen süreler cezadan mahsup edileceği için, kişinin haksız yere içeride kaldığı bir gün bile kalmamıştır. Eğer mahkumiyet süresi tutukluluk süresinden az ise, mahkumiyet süresine tekabül eden tazminat kısmı geri istenir, aşan kısmın karşılığı olan tazminat ise kişide bırakılır. Geri alma istemi, Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine tazminata karar veren mahkeme tarafından karara bağlanır.