Meslek hastalığı nedeniyle açılacak maddi tazminat davasında, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından işçiye bağlanan gelirin, işverenin ödeyeceği tazminattan indirilmesinin hukuki dayanağı ve şartları nelerdir? Bu indirim yapılırken hangi ilkelere dikkat edilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169013

Meslek hastalığı, 5510 sayılı Kanun kapsamında bir 'iş kazası ve meslek hastalığı' sigorta kolu olayıdır. Bu nedenle SGK, şartları varsa işçiye sürekli iş göremezlik geliri gibi ödemeler yapar. İşverenin aynı olaydan doğan hukuki sorumluluğu (haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık) devam eder. İşçinin açtığı maddi tazminat davasında, SGK'nın yaptığı ödemelerin işverenin tazminat borcundan indirilmesi, 'zararın netleştirilmesi' ve 'sebepsiz zenginleşmenin önlenmesi' ilkelerine dayanır. Hukuki dayanağı, mükerrer ödemeyi engelleme ve denkleştirme prensibidir. İndirimin şartları şunlardır: 1) SGK tarafından yapılan ödemenin, işverenin sorumlu olduğu zararla aynı nitelikte olması gerekir. 2) İndirilecek miktar, SGK'nın işverene rücu edemeyeceği kısmı değil, rücu edebileceği veya ödenen toplam tutarın peşin sermaye değeridir. İşçinin hem SGK'dan gelir alıp hem de aynı zarar kalemini tam olarak işverenden tahsil etmesi, onun zararını aşan bir zenginleşmeye yol açar. Bu nedenle, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, tazminat hesabı yapılırken öncelikle işçinin uğradığı gerçek zarar (maluliyet oranına göre) belirlenir. Daha sonra, SGK tarafından bağlanan gelirin 'peşin sermaye değeri' hesaplanır ve bu değer, işverenin kusur oranına bakılmaksızın, hesaplanan toplam zarardan indirilir. Kalan miktar üzerinden işverenin kusur oranına göre sorumlu olacağı tazminat bulunur. Rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri veya ifa amacı taşımayan ödemeler (örneğin manevi tazminat) ise bu indirimde gözetilmez.