Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa Konseyi Biyotıp Sözleşmesi'nin klinik araştırmalara ilişkin hükümlerinin, Anayasa'nın 90/5. maddesi uyarınca iç hukuktaki normatif değerini ve ulusal mevzuatla (örneğin TCK m. 90 veya ilgili yönetmelikler) çelişmesi halinde hangi hükmün esas alınacağını açıklayınız.
Avrupa Konseyi Biyotıp Sözleşmesi, temel hak ve özgürlüklere ilişkin usulüne göre yürürlüğe konulmuş bir milletlerarası antlaşmadır. Anayasa'nın 90. maddesinin 5. fıkrası, bu tür antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu belirtir. Aynı fıkranın son cümlesi ise, 'Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.' hükmünü amirdir. Bu anayasal kural uyarınca, Biyotıp Sözleşmesi'nin klinik araştırmalara ilişkin hükümleri (örneğin, aydınlatılmış onam, risklerin sınırlandırılması, etik kurul onayı gibi) ile TCK m. 90 veya Sağlık Bakanlığı yönetmelikleri gibi ulusal kanunlar arasında bir çelişki veya farklılık olması durumunda, Biyotıp Sözleşmesi'nin hükümleri doğrudan uygulanır ve esas alınır. Sözleşme, kişi hak ve özgürlükleri lehine daha koruyucu bir düzenleme getiriyorsa, bu düzenleme ulusal hukuka üstün gelir. Bu durum, Biyotıp Sözleşmesi'ne iç hukukta doğrudan uygulanabilirlik ve öncelik tanımakta, ayrıca bu sözleşme aleyhine Anayasa Mahkemesi'ne başvurulamayacağı için normatif gücünü pekiştirmektedir.