FETÖ/PDY'nin 'örgütlenme piramidi' ve 'kast' ilişkisi: FETÖ/PDY'nin 'örgütlenme piramidi'ndeki farklı katmanların (beşinci, altıncı, yedinci kat ve sözde meşruiyet vitrini) örgütün nihaî amacını bilme düzeyi açısından farklılaştığı kabulü, TCK madde 30'daki 'hata' hükümleri bağlamında 'kast'ın tespiti üzerinde nasıl bir etki yaratır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/159 E., 2021/252 K. sayılı kararı, örgütlenme piramidinin üst katmanlarında (beşinci, altıncı, yedinci kat ve kural olarak üç ve dördüncü katlarda) bulunan örgüt mensuplarının, örgütün Devletin Anayasal düzenini cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olan nihaî amacını bildiklerinin kabul edilmesi gerektiğini belirtir. Bu katmanlardaki mensuplar için 'hata' (TCK m.30) savunması, eğitim düzeyi ve konumları itibarıyla bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda oldukları için genellikle uygulanma olanağı bulmaz. Ancak, başlangıçta dinî bir kült veya ahlâk/eğitim hareketi olarak algılanan örgütün 'sözde meşruiyet vitrini' olarak kullanılan diğer katlardaki (örneğin alt tabakadaki sıradan mensuplar) örgüt mensupları için, örgütün gayrı meşru amaçlarını bilip bilmedikleri, olaysal olarak TCK madde 30 kapsamında değerlendirilmelidir. Bu durum, failin 'kast'ının (suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların bilinmesi ve istenmesi) tespiti ve 'hata' (unsur yanılgısı veya yasak hatası) hükümleri bağlamında her somut olayın bireysel olarak incelenmesini gerektirir. Eğer fail, örgütün gerçek niteliğine ilişkin kaçınılmaz bir yanılgı içindeyse, kastı ortadan kalkabilir veya kusurluluğu azalabilir.