TCK madde 150/1'in uygulanmasında 'hukuki ilişkiye dayanan alacak' kavramının, failin subjektif kabulüne dayalı hatası çerçevesinde değerlendirilmesi mümkün müdür? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, TCK madde 30'daki hata hükümleriyle ilişkilendirerek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #168937

TCK madde 150/1'in uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğran 'hukuki bir ilişkinin' bulunması ve failin bu alacağı tahsil amacıyla hareket etmesi gereklidir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/647 E., 2020/407 K.). Yargıtay'ın bir kararında, sanığın zorla aldığı altınların mağdurun kişisel malı olması nedeniyle 'edinilmiş mallara katılma rejimine' dayalı bir hukuki ilişkiden söz edilemeyeceği belirtilmiş, ancak sanığın yağma suçunun daha az cezayı gerektiren nitelikli hâli konusunda mağdura ait takılarda hak sahibi olunduğuna ilişkin 'subjektif kabulünden kaynaklanan hataya düştüğünden bahsedilmeyeceği' vurgulanmıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/275 E., 2019/563 K.). Bu, TCK madde 30'daki hata hükümlerinin, bu nitelikli halde uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesidir. Eğer fail, alacağın hukuken var olduğuna dair kaçınılmaz bir yanılgı içindeyse (yasak hatası), bu kusurluluğu etkileyebilir. Ancak, Yargıtay genellikle 'hukuki ilişkinin meşru' olması ve 'failin alacaklı, mağdurun borçlu' olması şartını katı yorumlamakta, subjektif hatayı ancak failin makul ve kaçınılmaz bir yanılgı içinde olduğu durumlarda kabul etmektedir.