FETÖ/PDY'nin 'atipik/suigeneris' bir terör örgütü olarak nitelendirilmesinin, suçun manevi unsuru olan 'kast'ın tespiti ve TCK madde 30'daki 'hata' hükümlerinin uygulanması açısından yarattığı zorlukları açıklayınız.
FETÖ/PDY'nin başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması, illegal amaçlarını gizlemesi ve alenen kriminalize olmamaya çalışması, örgütün atipik yapısını oluşturur (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020/159 E., 2021/252 K.). Bu durum, örgütün nihaî amacını (Devletin Anayasal düzenini cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek) bilen ve bu doğrultuda hareket eden örgüt mensupları için kastın tespitini kolaylaştırırken (özellikle örgüt piramidinin üst katmanları), 'sözde meşruiyet vitrini' olarak kullanılan diğer katlardaki örgüt mensupları için 'hata' savunmasının (TCK m.30) değerlendirilmesini karmaşıklaştırır. Özellikle 'unsur yanılgısı' (suçun kanuni tanımındaki maddi unsurlara ilişkin bilgisizlik) veya 'yasak hatası' (fiilin hukuka aykırılığına ilişkin değerlendirme hatası) savunmalarında, failin örgütün gerçek niteliğini bilip bilmediği, kamuoyundaki tartışmalar, MGK kararları gibi olgular dikkate alınarak olaysal olarak değerlendirilmelidir. Failin eğitim düzeyi ve konumu, bu husustaki kusurluluğu belirlemede önemli rol oynar.