HMK m. 389'da düzenlenen 'gecikme sebebiyle bir sakınca' ile 'ciddi bir zararın doğacağı' endişesi arasında bir fark var mıdır? Bu iki kavram ihtiyati tedbirin hangi farklı yönlerini vurgulamaktadır?
Bu iki kavram birbiriyle ilişkili olmakla birlikte farklı yönleri vurgular. 'Ciddi bir zararın doğacağı' endişesi, genellikle parasal veya maddi bir kaybı (örneğin, bir malın değerinin düşmesi, bir alacağın tahsil imkanının kalmaması) ifade eder ve tedbirin 'teminat' fonksiyonuyla ilgilidir. 'Gecikme sebebiyle bir sakınca' ise daha geniş bir kavramdır ve maddi bir zarar olmasa bile, hakkın kullanılmasının fiilen anlamsız hale gelmesi gibi durumları kapsar. Örneğin, bir yarışmaya katılımın engellenmesi davasında, yarışma tarihinden sonra kazanılacak davanın bir anlamı olmayacaktır; burada maddi bir zarardan çok, hakkın özünün kaybı sakıncası vardır. Bu da tedbirin 'eda' veya 'düzenleme' fonksiyonunu öne çıkarır.