FETÖ/PDY üyeliğiyle suçlanan bir sanığın, örgütün mahrem yapılanmasında yer aldığı ankesörlü hat aramalarıyla tespit edilmiş, ancak sanık savunmasında bu aramaların başka bir ailevi mesele için yapıldığını, arayan kişinin de uzak bir akrabası olduğunu iddia etmiştir. Yargıtay içtihatları ışığında, mahkeme bu savunmayı değerlendirirken sadece HTS kayıtlarına mı bakmalıdır, yoksa 'ardışıklık' ve 'arama profili' gibi unsurları nasıl analiz etmelidir?
Mahkeme sadece HTS kayıtlarına bakmakla yetinemez. Ceza Genel Kurulu'nun 2020/159 E. sayılı kararında belirtilen kriterler çerçevesinde bütüncül bir analiz yapmalıdır. Mahkeme; 1) Aramaların 'ardışık' olup olmadığını, yani aynı sabit hattan sanıktan hemen önce veya sonra haklarında FETÖ/PDY'den işlem yapılan başka asker şahısların aranıp aranmadığını, 2) Aramaların 'periyodik' olup olmadığını (örn: 15 günde bir), 3) Arama sürelerinin çok kısa olup olmadığını (genellikle örgütsel buluşma teyidi için kısa olur), 4) Arayan kişinin (mahrem imamın) kim olduğunu ve örgütle bağını, 5) Aranan diğer kişilerin rütbe ve kuvvet yapısının sanıkla uyumlu olup olmadığını araştırmalıdır. Sanığın 'ailevi mesele' savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olan bu örgütsel arama örüntüsüyle çelişip çelişmediği bu analiz sonucunda ortaya çıkar. Tekil ve makul süreli bir arama savunmayı destekleyebilirken, ardışık ve periyodik aramalar örgüt üyeliği delilini güçlendirir.