FETÖ/PDY üyeliği yargılamasında, sanığın hem ByLock kullanıcısı olduğu hem de mahrem imamlar tarafından ankesörlü hattan ardışık olarak arandığı tespit edilmiştir. Bu iki delil türü, Yargıtay içtihatlarına göre birbirini nasıl teyit eder ve mahkemenin bu delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurabilmesi için hangi ek araştırmaları yapması beklenir?
Bu iki delil birbirini teyit eden ve sanığın örgütle olan organik bağının yoğunluğunu gösteren önemli verilerdir. ByLock, örgütün genel kriptolu haberleşme ağıyken; ankesörlü arama, özellikle TSK gibi mahrem yapılanmalarda kullanılan alternatif ve deşifre olmayı önlemeye yönelik bir iletişim yöntemidir. Bir sanıkta her ikisinin de bulunması, sanığın örgüt içinde farklı iletişim kanallarını kullanacak kadar aktif ve önemli bir konumda olduğunu gösterebilir. Ceza Genel Kurulu'nun 2020/159 E. sayılı kararında belirtilen ilkelere göre, mahkemenin; ByLock kullanımına ilişkin detaylı CGNAT ve içerik (varsa) raporlarını, ankesör aramalarına ilişkin ise HTS kayıtlarını ve bu kayıtların örgütsel bir örüntü (ardışıklık, periyodiklik vb.) taşıyıp taşımadığını gösteren ayrıntılı analiz raporunu dosyaya getirmesi, bu delilleri sanığa ve müdafiine sunarak çelişmeli yargılama ilkesi uyarınca tartışmasını sağlaması ve tüm delilleri bir bütün olarak değerlendirerek bir kanaate varması beklenir.