Ceza yargılamasında, sanığın rızası olmamasına rağmen müdafiinin sanık lehine yaptığı temyiz başvurusu ile katılanın rızası olmamasına rağmen vekilinin yaptığı temyiz başvurusunun geçerliliği arasında bir fark var mıdır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/119 K. sayılı kararındaki müdafiin statüsüne ilişkin açıklamalar ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #168408

Evet, önemli bir fark vardır. Ceza Genel Kurulu'nun 2022/119 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, sanık ile müdafi arasındaki ilişki bir vekalet (temsil) ilişkisi değil, kamu hukukuna dayalı bağımsız bir görev ilişkisidir. Müdafi, sanığın lehine olmak kaydıyla onun iradesine aykırı hareket edebilir. Bu nedenle, sanık istemese bile müdafiinin sanık lehine yaptığı temyiz başvurusu geçerlidir. Buna karşılık, katılan ile vekili arasındaki ilişki, özel hukuka dayalı bir vekalet (temsil) ilişkisidir. Vekil, müvekkilinin iradesiyle bağlıdır. Dolayısıyla, katılanın rızası veya talimatı olmadan vekilin yaptığı bir temyiz başvurusunun geçerliliği tartışmalıdır ve kural olarak vekil, müvekkilinin iradesine aykırı hareket edemez. Bu ayrım, müdafiin kamusal rolünden kaynaklanmaktadır.