TCK m. 150/2'de düzenlenen 'malın değerinin azlığı' indiriminde, 'objektif değer ölçütü' ile 'mağdurun konumu ve fiilin mağdur üzerindeki etkisi' arasındaki ilişkiyi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/135 E., 2019/135 K. sayılı kararı üzerinden tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167851

TCK m. 150/2, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle cezada indirim yapılabilmesini öngörür. Bu maddede 'değer azlığı' kavramı için rakamsal bir sınırlandırma getirilmemiş, hâkime takdir yetkisi tanınmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/135 E., 2019/135 K. sayılı kararı, bu takdir yetkisinin kullanımında sadece 'objektif değer ölçütü'nün değil, 'mağdurun konumu' ve 'fiilin mağdur üzerindeki etkisi' gibi sübjektif ve somut olaya özgü unsurların da dikkate alınması gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. **Objektif Değer Ölçütü:** 1. **Nominal Değer:** Malın veya paranın piyasadaki nominal değeri, ilk bakışta değer azlığını belirlemede bir ölçüt olarak kullanılır. Örneğin, 1 TL veya 15 TL gibi miktarlar, günümüz ekonomik koşullarında 'az' olarak kabul edilebilir. 2. **Satın Alma Gücü:** Değer azlığı değerlendirmesinde, suç tarihi itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları da objektif bir kriter olarak gözetilir. **Mağdurun Konumu ve Fiilin Mağdur Üzerindeki Etkisi:** Objektif değer azlığı olsa bile, Yargıtay, şu unsurların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulamaktadır: 1. **Mağdurun Sosyo-Ekonomik Durumu:** Mağdurun yaşça küçük olması, ekonomik olarak zayıf olması, o malın veya paranın kendisi için ne kadar önemli olduğunu belirler. Örneğin, yoksul veya çocuk bir mağdur için 1 TL veya 15 TL gibi küçük miktarlar, yetişkin ve ekonomik durumu iyi bir kişi için olduğundan çok daha büyük bir değeri temsil edebilir. 2. **Fiilin Mağdur Üzerindeki Psikolojik/Maddi Etkisi:** Fiilin mağdur üzerindeki yarattığı psikolojik travma, korku, sindirme veya diğer maddi/manevi zararlar değerlendirilmelidir. Yağma suçunun niteliği gereği cebir veya tehdit içermesi, mağdurun beden ve ruh bütünlüğünü doğrudan etkileyen bir durumdur. Malın değeri az olsa bile, bu cebir veya tehdidin yoğunluğu, mağdurun yaşadığı korku ve travma göz önünde bulundurulmalıdır. 3. **Suçun İşleniş Şekli ve Failin Kastı:** Sanığın suçu işleyiş biçimi (örn. bıçak kullanma, cinsel istismar gibi başka suçlarla birleşme), kastının yoğunluğu ve fiilin vahimiyeti, indirim yapılıp yapılmayacağına karar verirken göz önüne alınır. **Örnek Karar (2019/135 E., 2019/135 K.):** Sanığın, 2003 yılı Ekim ayında, 12 ve 14 yaşlarında olan iki mağdur çocuktan cinsel istismar ve tehdit eylemleriyle birlikte 1'er TL'lerini aldığı olayda, Yargıtay, 'yağma suçunun konusunu oluşturan para miktarının az olduğu hususunda tereddüt bulunmamakta ise de suç tarihi itibarıyla ... mağdur çocuklar bakımından bu para miktarının önemi, yaşça daha büyük olan sanığın eylemlerinin mağdur çocuklar üzerindeki etkisi, sanığın mağdurları metruk bir binanın bodrum katına götürüp beden veya ruh sağlıklarını bozacak şekilde cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirmesi ve uygunsuz fotoğraflarını Facebook’ta yayımlamakla tehdit etmesine bağlı olarak mağdurların maruz kaldıkları eylemin ağırlığı, sanığın cinsel saldırıda bulunduğu ve tehdit ettiği mağdurların ceplerini araması karşısında kastının yoğunluğu ve somut olayın tüm koşulları göz önüne alındığında hâkimin TCK’nın 150. maddesinin ikinci fıkrasının verdiği takdir yetkisini somut olayın içeriğine uygun şekilde kullandığı ve yağmalanan paraların değerinin azlığı nedeni ile sanık hakkında indirim yapılamayacağının kabul edilmesi gerekmektedir.' demiştir. Bu karar, 'değer azlığı' indiriminde, sadece objektif maddi değerin değil, suçun tüm bağlamının, mağdurun özel durumunun ve fiilin yarattığı haksızlık içeriğinin bütüncül bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.