FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'nün iletişim yöntemlerinden 'ankesörlü/büfe sabit telefon hatları' üzerinden yapılan aramaların örgütsel delil niteliğinin belirlenmesinde, HTS kayıtlarındaki 'yakın tarihli ortak baz bilgileri'nin rolünü ve bu bilgilerin 'ardışık arama' kavramıyla ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167843

Yargıtay Ceza Genel Kurulu (örn. 2020/159 E., 2021/252 K.) kararlarında, FETÖ/PDY'nin örgütsel iletişimde kullandığı ankesörlü/büfe sabit telefon hatları üzerinden yapılan aramaların delil niteliğinin belirlenmesinde, HTS (Historical Traffic Search) kayıtlarındaki 'yakın tarihli ortak baz bilgileri' ve 'ardışık arama' kavramları merkezi bir rol oynamaktadır. **'Yakın Tarihli Ortak Baz Bilgileri'nin Rolü:** 1. **Konum Tespiti ve Bağlantı Karinesi:** HTS kayıtları, telefon görüşmelerinin kimler arasında yapıldığı (arayan/aranan), süresi ve hangi baz istasyonlarından sinyal alındığı gibi dış bağlantı verilerini içerir. Bir askeri personel ile mahrem imama ait telefon hatlarının (özellikle operasyonel hatların) aynı tarih ve yakın saatler aralığında, aynı veya çok yakın baz istasyonlarından sinyal alması, bu iki hattın aynı kişi tarafından kullanıldığına veya kullanan kişilerin aynı coğrafi konumda bulunduğuna dair güçlü bir karine oluşturur. Bu durum, örgütün 'yüz yüze/randevulaşma sistemi'ne uygun olarak üyeleriyle buluştuğunu gösterir. 2. **Gizlilik Prensibiyle Çelişki:** Örgütün aşırı gizliliğe (tedbir) riayet ettiği bilinirken, mahrem imamın kendi sorumluluğundaki askeri personel ile aynı baz istasyonunda görülmesi, örgütsel bir buluşmayı ve iletişimi işaret eder. **'Ardışık Arama' Kavramıyla İlişkisi:** 1. **Tanım:** 'Ardışık arama', bir ankesörlü/sabit hattan, yakın zaman diliminde (birbirini takip eden peşi sıra) farklı askeri şahısların aranmasıdır. Bu, mahrem imamın, bir arama noktasından birden fazla örgüt mensubunu organize ettiğini gösterir. 2. **Örgütsel Karineyi Güçlendirme:** 'Ardışık arama' ile 'yakın tarihli ortak baz bilgileri' bir araya geldiğinde, örgütsel bağlantı karinesi daha da güçlenir. Çünkü bu durum, bir mahrem imamın, bir konumdan kendi sorumluluğundaki farklı askeri personelleri organize ettiğini ve bu kişilerin de aynı örgütsel yapı içinde olduğunu gösterir. Örneğin, belirli bir askeri birlikte görevli birden fazla askeri personelin, kısa süre içinde aynı ankesörlü telefondan aranması ve bu aramalar sırasında aranan kişilerin telefonlarının da aynı baz istasyonundan sinyal vermesi, örgütsel bir buluşmanın veya talimatın gerçekleştiğini kuvvetle düşündürür. 3. **Mahrem İmamın Tedbirsizliği:** Yargıtay, ardışık aramanın, 'mahrem sorumlu şahsın tedbirsizliği ve işin kolayına kaçmasından kaynaklandığı, daha çok gizliliğe uymayan mahrem imamlar tarafından yapıldığı' şeklinde yorumlamıştır. Bu, örgütün gizlilik prensibine rağmen, bazı imamların yoğunluk nedeniyle bu tür riskli yöntemlere başvurduğunu ve bu durumun delil olarak kullanılabilirliğini artırdığını gösterir. Bu teknik verilerin, kişinin örgütle bağlantısını, örgütsel hiyerarşi içindeki konumunu ve suç kastını ispat etmede önemli ve hukuka uygun deliller olduğu kabul edilmektedir. Ancak, bu veriler diğer delillerle (örn. ByLock kayıtları, itirafçı beyanları, Bank Asya hareketleri) birlikte değerlendirilmelidir.