İcra Mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir kararlarının HMK m. 389'da düzenlenen genel ihtiyati tedbir kararlarından farkını ve bu kararların kanun yollarına başvurma yeteneği üzerindeki etkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167833

İcra mahkemelerince verilen tedbir kararları, HMK m. 389'da düzenlenen genel ihtiyati tedbir kararlarından nitelik ve kanun yolu bakımından farklılık gösterir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2016/21808 E., 2017/4028 K. sayılı kararı bu ayrımı netleştirmiştir: **Hukuki Niteliği ve Farkları:** 1. **Özel Kanun Düzenlemesi:** İcra mahkemelerince verilen tedbir kararları, HMK'nın 389 ve sonraki maddeleri kapsamında yer alan 'ihtiyati tedbir kararı' değildir. Bunlar, İcra ve İflas Kanunu (İİK) gibi 'takip hukukuna özgü' özel olarak düzenlenmiş, geçici koruma niteliğinde kararlardır (örn. icra takibini durdurma, satışın durdurulması gibi). Amacı, icra takibi sürecindeki menfaatleri dengelemek ve usul kurallarına uygunluğu sağlamaktır. 2. **Uygulama Alanı:** Genel ihtiyati tedbir daha geniş bir alanda (mal, hak, yapma/yapmama) uygulanabilirken, icra mahkemesi tedbirleri icra takibinin belirli bir aşamasına veya takip hukukuna özgü durumlara ilişkindir. **Kanun Yollarına Başvurma Yeteneği Üzerindeki Etkisi:** 1. **HMK Hükümlerinin Uygulanamaması:** İcra mahkemelerince verilen bu tedbir kararları, HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili kanun yollarına başvurulacağına ilişkin hükümlerinin (örn. HMK m. 341/1, m. 391/3, m. 394/5) uygulama alanı bulmadığı kararlar olarak kabul edilir. 2. **İİK'daki Özel Düzenleme:** İcra mahkemelerinin verdikleri kararların hangilerinin temyiz incelemesine konu yapılabileceği, İİK'nın 363. maddesinde 'sınırlı olarak' sayılmıştır. Ayrıca, İİK'nın bazı maddelerinde de (örn. İİK m. 265'te ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen kararlar için istinaf/temyiz yolu) kanun yolunun açık olduğu açıkça belirtilmiştir. 3. **Kesinlik İlkesi:** İİK'da açıkça kanun yolu gösterilmeyen icra mahkemesi kararları 'kesin' niteliktedir. Yargıtay 8. HD'nin zikredilen kararında, İstanbul İcra Hukuk Mahkemesi'nin 'takip borcunun %20'si oranında teminat yatırılması durumunda dava sonuna kadar satışın durdurulmasına' dair ara kararına karşı temyiz yolunun kapalı olduğu, zira kararın İİK'nın 363. maddesindeki sınırlı sayımda yer almadığı ve kesin nitelikte olduğu belirtilmiştir. Özetle, icra mahkemesi tedbirleri, HMK'daki genel ihtiyati tedbirden farklı bir hukuki rejime tabidir ve kanun yolları bakımından İİK'daki özel ve sınırlayıcı düzenlemeler uygulanır. Bu durum, icra hukukundaki hızlı ve özel usul kurallarının bir gereğidir.