HMK m. 390/3'te yer alan 'tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.' hükmünün uygulama alanını ve 'yaklaşık ispat' ilkesinin, bu hükümdeki 'yasal delillerle ispat' ifadesiyle ilişkisini açıklayınız.
HMK m. 390/3, ihtiyati tedbir talebi dilekçesinin içeriğini ve ispat yükünü düzenleyen temel bir hükümdür. Bu hüküm, ihtiyati tedbir yargılamasının özünü oluşturan 'yaklaşık ispat' ilkesini somutlaştırır. **Uygulama Alanı ve Gerekleri:** 1. **Açık Belirtme Yükümlülüğü:** Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde hangi 'ihtiyati tedbir sebebine' dayandığını (örn. hakkın elde edilmesinin zorlaşması, gecikme nedeniyle ciddi zarar) ve hangi 'tedbir türünün' (örn. bir malın devrinin engellenmesi, bir şeyin yapılması veya yapılmaması) istendiğini açıkça belirtmek zorundadır. Bu, hakimin talebi doğru anlaması ve karar vermesi için esastır. 2. **Yaklaşık İspat Yükümlülüğü:** Talep eden, 'davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek' zorundadır. Bu, hakkın varlığına (ihtiyati tedbire esas hak) ve ihtiyati tedbir sebebinin (gecikme tehlikesi/zarar endişesi) varlığına ilişkin olarak 'tam ispat' değil, 'yaklaşık ispat' ölçüsüyle delil sunulmasını gerektirir. **'Yaklaşık İspat' ve 'Yasal Delillerle İspat' İlişkisi:** Metinde yer alan Yargıtay 19. HD 2019/2981 E., 2019/4812 K. sayılı kararı, 'yaklaşık ispat' kuralını açıklarken, 'iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir' ifadesini kullanır. Aynı kararda 'yasal delillerle ispat etmek zorundadır' denilmektedir. Bu iki ifade arasındaki ilişki şöyledir: 1. **Delil Serbestisi:** 'Yasal delillerle ispat', Hukuk Muhakemeleri Kanununda delil olarak kabul edilen her türlü aracın kullanılabileceği anlamına gelir (HMK m. 189 vd.). Bu, tanık beyanı, yazılı belge, keşif, bilirkişi raporu gibi kanunen geçerli olan delillerin sunulmasını gerektirir. 2. **İspat Gücü:** 'Yaklaşık ispat' ise, bu yasal delillerin ispat gücünün tam ispat seviyesinde olmasını zorunlu kılmaz. Yani, sunulan yasal delillerin, hakimin zihninde bir 'kuvvetli ihtimal' veya 'kanaat' uyandırması yeterlidir. Kesin ve mutlak bir kanaat yerine, iddianın yüksek olasılıkla doğru olduğu izlenimini vermesi beklenir. Örneğin, bir belgenin gerçekliğine dair tam şüphe giderilemese de, belgenin 'büyük ihtimalle' gerçek olduğu kanaati oluşursa yaklaşık ispat sağlanmış olabilir. Bu denge, ihtiyati tedbirin 'ivedi' ve 'geçici' niteliğine uygun olarak, yargılamayı uzatmadan ancak iddiaların da temelsiz olmamasını sağlayacak bir ispat standardı sunar.