Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 260'a göre, 'adil yargılanma hakkı' ve 'etkin başvuru yolu' ilkeleri çerçevesinde, kanun yolu bildiriminin eksik veya yanıltıcı olması durumunda temyiz süresi ve hak kayıpları nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167807

CMK m. 260'ta düzenlenen kanun yollarına başvurma hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi için, kararların ilgili taraflara usulüne uygun şekilde bildirilmesi esastır. Anayasa'nın 40/2. maddesi ve CMK m. 34/2, 232/6 gibi hükümler, kararlarda kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesini emreder. Bu, 'adil yargılanma hakkı' ve 'etkin başvuru yolu' ilkelerinin bir gereğidir. **Eksik veya Yanıltıcı Bildirimin Etkisi:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (örn. 2019/216 E., 2019/216 K.) içtihatlarına göre: 1. **Temyiz Süresinin İşlememesi:** Kanun yolu bildiriminde, kanun yolu, süresi, mercii ve şekli gibi temel unsurların 'açık ve somut' bir şekilde belirtilmemesi veya 'yanıltıcı' ifadeler içermesi halinde, ilgili tarafın kusuru olmaksızın süreyi geçirmesine neden olabilir. Bu durumda, CMK m. 40/2 uyarınca kişi kusursuz sayılır ve temyiz süresi işlemeye başlamaz. Yani, kararın tebliğ edilmiş olsa dahi, bildirimdeki eksiklik veya yanlışlık, sürenin başlamasını engeller. Öğrenme üzerine yapılan başvuru süresinde kabul edilir. 2. **Hak Kaybı ve Telafi:** Bu bildirimlerdeki temel amaç, tarafların başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Eğer bildirimdeki eksiklik nedeniyle bir hak kaybı oluşmamışsa, bu durum eski hâle getirme nedeni oluşturmayabilir. Ancak, bir hak kaybı oluşmuşsa, ilgili taraf CMK m. 40 uyarınca 'eski hâle getirme' isteminde bulunabilir. 3. **Mercide Hata (CMK m. 264):** CMK m. 264'e göre, kabul edilebilir bir kanun yolu başvurusunda, kanun yolunun veya merciin yanlış gösterilmesi, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz. Bu durumda, başvurunun yapıldığı mercii, başvuruyu derhâl görevli ve yetkili mercie gönderir. Ancak bu hüküm, sürenin doğru bildirilmiş olmasına rağmen yanlış mercie başvurulması halinde uygulanır; sürenin hiç başlamadığı veya yanlış bildirildiği durumlarla karıştırılmamalıdır. **Örnek:** Kararda 'Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere' denilip, 'mahkeme kalemine sözlü beyanda bulunarak bu beyanın tutanağa geçirilmesi suretiyle' ifadesi yer alırken, 'başka bir yer mahkemesine de temyiz başvurusunda bulunulabileceğinin' belirtilmemesi, bazı Yargıtay kararlarında kanun yolu bildiriminin eksik olduğu şeklinde yorumlanmıştır. Ancak Yargıtay, sadece başvuru şeklinin gösterilmemiş olmasının 'kanun yolu süresinin' işlemeye başlamasını engellemeyeceğini, başvuru şekli gösterilmemiş veya yanlış gösterilmiş olsa dahi temyiz sürelerinin işleyeceğini ve süreden sonra yapılan başvurunun kabul edilmeyeceğini de belirtmiştir, zira bu durum mercide hata kapsamında değerlendirilerek haklar korunur. Yani, hak kaybına yol açmayan şekil eksiklikleri, süreyi etkilemez.