HMK'da ihtiyati tedbirin 'dava açılmadan önce' veya 'dava açıldıktan sonra' talep edilme usulünü ve bu usulün yetkili mahkeme üzerindeki etkisini açıklayınız.
HMK m. 390/1, ihtiyati tedbir talebinin ne zaman ve hangi mahkemeden istenebileceğini açıkça düzenlemiştir: 1. **Dava Açılmadan Önce Talep:** İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce de talep edilebilir. Bu durumda, tedbir talebi, 'esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden' istenmelidir. Yani, ileride açılacak olan davanın hangi mahkemede görüleceği (görevli ve yetkili mahkeme) önceden belirlenmeli ve ihtiyati tedbir talebi o mahkemeye sunulmalıdır. Bu, ilerideki davanın mahkemesiyle uyum sağlamayı ve yetki karmaşasını önlemeyi amaçlar. Örneğin, taşınmazın aynına ilişkin bir ihtilafta esas hakkında Asliye Hukuk Mahkemesi görevliyse, ihtiyati tedbir de bu mahkemeden istenir. 2. **Dava Açıldıktan Sonra Talep:** Dava açıldıktan sonra ise ihtiyati tedbir talebi 'ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden' talep edilebilir. Bu, yargılamanın bütünlüğünü sağlamak ve aynı konuda farklı mahkemelerden çelişkili kararlar çıkmasını önlemek için zorunludur. Dava açıldıktan sonra tedbir talebinin esastan sorumlu mahkemeye sunulması, usul ekonomisi ve yargılamanın sevk ve idaresi açısından da önemlidir. **Yetkili Mahkeme Üzerindeki Etki:** Bu düzenleme, yetki ve görev konusunda netlik sağlamakta, ihtiyati tedbirin davanın genel seyrinden kopuk bir işlem olmaması gerektiğini vurgulamaktadır. İhtiyati tedbirin uygulandığı icra dairesi (HMK m. 393/2) veya itirazın inceleneceği mahkeme (HMK m. 394/2) de kural olarak kararı veren mahkemenin yargı çevresinde veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yerdir. Bu sayede, ihtiyati tedbir yargılaması ile esas yargılaması arasında bir bağlantı ve tutarlılık korunur.