Yargıtay tarafından kabul edilen 'ceza yargılamasının amacı maddi gerçeğin insan onuruna yaraşır biçimde araştırılıp bulunmasıdır' ilkesini, FETÖ/PDY davalarında delillerin elde edilişi ve hukuka uygunluğu bağlamında 'delil yasakları' ve 'orantılılık ilkesi' ile ilişkilendirerek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167773

Ceza yargılamasının temel amacı, maddi gerçeğin her türlü şüpheden uzak bir biçimde, insan onuruna yaraşır ve hukuka uygun yöntemlerle belirlenmesidir (Yargıtay CGK 23.02.2016 T., 2014/5.MD-98 E., 2016/83 K.). Bu amacı gerçekleştirmek için CMK m. 217/2 'yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir' diyerek 'delillerin serbestliği' ilkesini benimsemiştir. Ancak bu ilke sınırsız değildir ve 'delil yasakları' ile sınırlandırılmıştır. **Delil Yasakları ve Hukuka Aykırı Deliller:** Anayasa m. 38/6, CMK m. 206/2-a, 217/2, 230/1-b ve 289/1-i gibi hükümler, 'hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin' esas alınamayacağını açıkça belirtmektedir. FETÖ/PDY davalarında ByLock kayıtları, ankesörlü/sabit hat aramaları gibi dijital veriler kritik deliller olarak yer aldığından, bu delillerin hukuka uygun elde edilmesi büyük önem taşır. Yargıtay (örn. 2020/159 E., 2021/252 K.), MİT'in ByLock sunucularından veri elde etmesinin 2937 sayılı MİT Kanunu kapsamında yasal olduğunu, bu verilerin CMK m. 134 uyarınca hakim kararıyla incelenmesinin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Aynı şekilde, HTS kayıtlarının (iletişimin tespiti) CMK m. 160 ve 161 kapsamında Cumhuriyet savcısının delil toplama yetkisiyle veya CMK m. 135/6 uyarınca hakim kararıyla elde edilmesinin hukuka uygun olduğu kabul edilmiştir. **Orantılılık İlkesi:** Delillerin elde edilişi ve kullanımı, 'orantılılık ilkesi'ne uygun olmalıdır. Bu ilke, kişisel hak ve özgürlüklere saygı ile toplumsal düzenin sağlanması arasında bir denge kurulmasını amaçlar. AİHM de delillerin gerçekliğine itiraz etme ve kullanımlarına karşı çıkma fırsatı verilip verilmediğini esas alır. Yargıtay, FETÖ/PDY gibi terör örgütleriyle mücadelede, kamu güvenliğinin korunması ve suçla mücadele için sağlanan yararın, kişilerin iletişim özgürlüğü gibi haklarına yönelik müdahalenin 'demokratik bir toplumda gereklilik' ve 'orantılılık' ilkelerine uygun olması gerektiğini vurgulamıştır. Örneğin, yüz binden fazla şüphelinin verilerini içeren ByLock ana sunucusunun sanıklara teslim edilmemesi, soruşturmanın selameti ve masumiyet karinesinin korunması açısından orantılı görülmüştür. Özetle, FETÖ/PDY davalarında maddi gerçeğin bulunması için çeşitli deliller kullanılmakta, ancak bu delillerin elde ediliş süreçlerinin hukuka uygunluğu, delil yasakları ve orantılılık ilkesi çerçevesinde titizlikle denetlenmektedir.