Ceza Genel Kurulu kararları ışığında, bir oluşumun TCK m. 314 kapsamında 'silahlı terör örgütü' sayılabilmesi için aranan 'elverişlilik' ve 'araç-gereç' unsurlarını detaylı olarak açıklayınız.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu (örn. 2020/159 E., 2021/252 K.) kararlarında, bir oluşumun TCK m. 314 kapsamında silahlı terör örgütü sayılabilmesi için 'yöntem', 'amaç-saik', 'elverişlilik' ve 'araç-gereç' unsurlarının birlikte bulunması gerektiği belirtilmiştir. 1. **Elverişlilik:** Silahlı terör örgütünün, TCK'nın İkinci Kitabının Dördüncü Kısmının Dördüncü ve Beşinci Bölümlerinde yer alan suçları (devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar) amaç suç olarak işlemek üzere kurulmuş ve amaca matuf bir eylem gerçekleştirmeye yeterli derecede silahlı olması ya da bu silahları kullanabilme imkânına sahip bulunması gerekir. 'Amaca matuf' kavramı, örgütün yapısının, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olmasını ifade eder. Örgütün somut zarar tehlikesini oluşturmaya uygunluk için 'amacı gerçekleştirmeye yeterli üye', 'hiyerarşik örgüt yapısı' ve 'şiddete dayanan eylem programı'nın varlığı aranır. FETÖ/PDY'nin 'mahrem alan' örgütlenmesi ve devletin silahlı kuvvetlerindeki unsurları dikkate alındığında, Devletin Anayasal düzenini cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olan nihai amacını gerçekleştirmek için gerekli ve yeterli örgütsel güce sahip olduğu kabul edilmiştir. 2. **Araç-Gereç:** Örgüt mensuplarının tamamının silah sahibi olması gerekmez. Örgütün silahlı örgüt vasfını kazanması için, silahlar üzerinde gerektiğinde tasarruf imkanının olması gerekli ve yeterlidir. Bu silahların devlete ait olması veya hukuka aykırı yollardan elde edilmesi, suçun oluşması açısından önem taşımaz. 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü, FETÖ/PDY'nin TSK içerisine sızan mensupları aracılığıyla sahip olduğu ve kullandığı uçak, helikopter, tank ve hafif silahlar ile kamu gücünü cebir ve şiddet aracı olarak kullanma kapasitesini açıkça göstermiştir. Bu durum, örgütün TCK m. 314 kapsamında 'silahlı' niteliğini teyit etmektedir. Örgüt mensuplarının, emir verildiğinde silah kullanmaktan çekinmeyecek şekilde ideolojik eğitimden geçirilmiş olması da bu unsurun tamamlayıcısıdır.