Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 21.02.2014 tarihli ve 2013/1 E., 2014/1 K. sayılı kararına muhalefet şerhi koyan üyelerin, ihtiyati tedbir kararlarına karşı temyiz yolunun açık olması gerektiğine dair başlıca argümanları nelerdir?
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 21.02.2014 tarihli ve 2013/1 E., 2014/1 K. sayılı kararındaki karşı oyda, ihtiyati tedbir kararlarına karşı temyiz yolunun açık olması gerektiği yönünde güçlü argümanlar sunulmuştur. Bu argümanlar özetle şunlardır: 1. **Kanun Yolu Kavramının Kapsamı:** Muhalif görüş, kanun yolu kavramının sadece istinafı değil, temyiz yolunu da kapsadığını savunur. HMK m. 391/3 ve 394/5'te 'kanun yolu' ifadesi kullanılmış olup, kanun koyucunun amacının ihtiyati tedbir kararlarına karşı denetim yolunu açmak olduğu açıktır. Bölge adliye mahkemeleri henüz faaliyete geçmediği için yürürlükteki tek olağan kanun yolu temyizdir. HMK m. 362/1-f'nin ('geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlara' karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı) henüz yürürlüğe girmemiş olması, bu kararlara karşı temyiz yolunu kapatmamalıdır. 2. **Gerekçelerin Önemi:** HMK'nın ilgili maddelerinin gerekçelerinde, ihtiyati tedbire ilişkin kanun yolunun açılmasının 'hukukumuz açısından yeni olduğu' ve ihtiyati hacze paralel bir düzenleme yapıldığı vurgulanmıştır. Bu gerekçeler, kanun koyucunun iradesinin bu kararların denetimini sağlamak olduğunu açıkça göstermektedir. 3. **İhtiyati Tedbirin Niteliği:** İhtiyati tedbir kararlarının salt bir ara kararı olmayıp, 'kendine özgü niteliği olan geçici hukuki koruma kararları' olduğu ve bu kararların çoğu zaman esas hükümden daha önemli ve etkili sonuçlar doğurduğu belirtilmiştir. 4. **İhtiyati Hacizle Benzerlik:** İhtiyati haciz kararlarına karşı 2003 yılından beri temyiz yolunun açık olduğu (İİK m. 258/3, 265/5) ve ihtiyati tedbir ile ihtiyati haczin 'ruh ikizi' denecek kadar birbirine benzeyen geçici hukuki koruma tedbirleri olduğu vurgulanmıştır. İhtiyati hacze temyiz yolu açıkken, ihtiyati tedbire bu yolun kapatılması çelişki yaratır. 5. **Anayasal İlkeler ve Hukuk Devleti:** Anayasa'nın 36. maddesindeki hak arama hürriyeti ve hukuk devleti ilkesi kapsamında, hukuki korumanın etkin olması gerektiği ve kanun yollarının sınırlandırıcı yorum yerine genişletici yorum yapılması gerektiği savunulmuştur. Kanunun tanıdığı bir yolun içtihatla kapatılması, Anayasa'ya ve adil yargılanma hakkına aykırılık oluşturabilir. 6. **Bilimsel Görüşler:** Öğretide de çoğunlukla, istinaf mahkemeleri göreve başlayıncaya kadar ihtiyati tedbir kararlarına karşı temyiz yolunun açık olması gerektiği yönünde görüşler bulunmaktadır (örn. Pekcanıtez, Atalay, Özekes, Karslı gibi yazarların görüşleri).