Ceza Genel Kurulu'nun 2020/427 sayılı kararında, cezaevinde bulunan bir sanığın vekaletname verdiği birden fazla müdafisi olması durumunda, tebligatın sadece birine yapılması ve o müdafinin de istifa etmesi halinde, temyiz süresinin nasıl işleyeceği konusunda nasıl bir sonuca varılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167725

CGK, bu karmaşık durumda sanık lehine bir yorum yaparak temyiz talebinin süresinde olduğuna karar vermiştir. Kararın temel gerekçeleri şunlardır: 1) İlk müdafiye yapılan tebligatla süre işlemeye başlasa da, bu müdafi yasal olarak tebligatın kendisine yapılmış sayılacağı tarihten önce istifa etmiştir. 2) Avukatlık Kanunu m. 41'deki 15 günlük devam etme süresi, sanık aleyhine yorumlanamaz; bu süre sanığın haklarını korumak içindir. 3) Sanığın vekaletname verdiği ve kendisine hiç tebligat yapılmayan ikinci bir müdafisi vardır. 4) Bu koşullar altında, sanığa veya diğer müdafisine atfedilecek bir kusur yoktur. Hak kaybına yol açacak olumsuz sonuçların sanığa yüklenmesi, hak arama özgürlüğünü ihlal eder. Bu nedenlerle, ikinci müdafinin yaptığı temyiz başvurusu, 'öğrenme üzerine' yapılmış ve süresinde kabul edilmiştir. Bu, mahkemelerin tebligat usullerinde son derece titiz davranması gerektiğini ve olası usulsüzlüklerin sonuçlarının sanığa yüklenemeyeceğini gösteren önemli bir karardır.