Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/1847 E. sayılı kararında, baroca atanan vekilin kanun yoluna başvurma yetkisinin, neden mağdurun kanuni temsilcisinin iradesine bağlı olduğu belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167719

Kararda bu durum, mağdurun ayırt etme gücüne sahip olmamasından kaynaklanmaktadır. Suçun mağduru ayırt etme gücüne sahip değilse, şikayet ve davaya katılma gibi şahsa sıkı sıkıya bağlı haklarını onun adına kanuni temsilcisi (veli veya vasi) kullanır. Baro tarafından CMK gereği atanan vekilin görevi, bu süreçte mağdurun haklarının korunmasını sağlamaktır. Ancak vekilin yetkisi, asıl hak sahibi olan kanuni temsilcinin iradesinden bağımsız değildir. Eğer kanuni temsilci, davaya katılmama veya hükmü temyiz etmeme yönünde bir irade ortaya koymuşsa, vekilin tek başına bu iradeye aykırı olarak kanun yoluna başvurması, temsil yetkisini aşan bir işlem olur. Kararda, vekilin iradesi ile kanuni temsilcinin iradesinin çelişmesi halinde, asıl hak sahibinin iradesine, yani kanuni temsilcinin iradesine üstünlük tanınması gerektiği ve bu nedenle vekilin tek başına yaptığı temyiz başvurusunun geçersiz olduğu kabul edilmiştir.