Ceza Genel Kurulu'nun 2017/204 E. sayılı kararında, TCK m. 150/1'in uygulanmasında, alacak sahibinin birden çok kişi ile birlikte eylemi gerçekleştirmesi halinde, hak sahibinin kendisinin dahi bu maddeden yararlanamayacağı yönündeki öğreti görüşü neden kabul görmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167718

CGK bu görüşü kabul etmemiştir çünkü bu yorum, kanunun lafzını ve amacını aşan, aleyhe bir yorum olurdu. TCK m. 150/1, failin 'kişisel' durumuna, yani 'alacak tahsili' saikine odaklanmaktadır. Suçun iştirak halinde işlenmesi, alacaklı olan failin bu özel saikini ortadan kaldırmaz. Eğer alacaklı fail, bu amaçla hareket etmişse, suça başkalarının da katılmış olması, onun bu indirimden yararlanmasına engel olmamalıdır. CGK'nın yaklaşımı, iştirak halinde her bir failin durumunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği ilkesine dayanır. Alacaklı olan fail, TCK m. 150/1'den yararlanırken, diğer iştirakçilerin durumu kendi konumlarına (akraba, çalışan, sadece iştirak eden vb.) göre ayrıca belirlenir. Suçun iştirak halinde işlenmesi, sadece TCK m. 150/1'den yararlanacak olan failin cezasının belirlenmesinde, örneğin tehdit suçunun nitelikli hali olan TCK m. 106/2-c'nin (birden fazla kişiyle tehdit) uygulanmasına neden olur, ancak TCK m. 150/1'in uygulanmasını tamamen engellemez.