FETÖ/PDY'nin 'tedbir' olarak adlandırdığı gizlilik ilkesinin, örgüt mensuplarının ifadelerinde ve yargılama sürecindeki savunma stratejilerinde nasıl bir yansıması olmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167702

CGK'nın 2020/159 E. sayılı kararında da değinildiği gibi, örgütün temel ilkelerinden olan 'tedbir', yani gizlilik, mensuplarına 'gizli yaşamak, her zaman korkmak, doğruyu söylememek, gerçeği inkâr etmek' şeklinde telkin edilir. Bu ilkenin yargılama sürecindeki yansımaları şunlardır: 1) Sistematik İnkâr: Örgüt mensupları, haklarındaki somut delillere rağmen (ByLock, ankesör araması, tanık beyanları vb.) genellikle her şeyi inkâr etme stratejisi güderler. Bu, örgütün 'gerçeği inkâr' ilkesinin bir parçasıdır. 2) Alternatif Senaryolar Üretme: ByLock için 'mor beyin' veya 'sehven indirildi', ankesör aramaları için 'kantinden anemi aradım' gibi, delilleri anlamsızlaştırmaya veya masum göstermeye yönelik standart ve organize savunmalar yaparlar. 3) Sorumluluğu Başkalarına Atma: Özellikle etkin pişmanlıktan yararlanan veya çözülen diğer örgüt mensuplarını 'iftiracı' olarak nitelendirirler. Bu stratejiler, örgütün deşifre olmasını önlemeye, yargılamayı bulandırmaya ve kamuoyunda bir kafa karışıklığı yaratarak meşruiyet algısı oluşturmaya yönelik planlı bir savunma taktiğidir.