Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2017/4604 sayılı kararında, sanığın hırsızlık yaptığı mağazadan çıkarken alarmın çalması ve takip edilmesi üzerine bıçak göstererek karşı koyması eyleminin neden 'yağmaya teşebbüs' değil, 'tamamlanmış yağma' olduğu kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167696

Bu karar, Yargıtay'ın önceki bozma kararına atıf yapmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, hırsızlık suçunda 'tamamlanma', malın, mağdurun egemenlik alanından çıkarılıp failin kendi egemenlik alanına sokulmasıyla gerçekleşir. Ancak, eğer fail malı aldıktan sonra, kesintisiz bir takip sonucunda, mal üzerindeki hakimiyetini korumak veya yakalanmamak için cebir veya tehdide başvurursa, suç o anda yağmaya dönüşür ve 'tamamlanmış' sayılır. Somut olayda sanık, kazağı giyerek mağazadan çıkmış ve malı kendi zilyetliğine geçirmiştir. Takip sırasında yakalanacağını anlayınca bıçak kullanması, bu zilyetliği korumaya yönelik bir cebir/tehdittir. Bu anda yağma suçu tamamlanmıştır. Failin daha sonra güvenlik görevlilerince yakalanması, suçun tamamlanmış olduğu gerçeğini değiştirmez; bu, sadece malın geri alınmasını sağlar. Teşebbüs, failin malı alma eylemini tamamlayamaması halinde söz konusu olurdu.