FETÖ/PDY'nin askeri mahrem yapılanmasında, asker şahıslarla irtibat kurmak için kullanılan ankesör/sabit hat aramalarının, örgütün ByLock gibi özel haberleşme programlarını terk etmesinden sonra mı başladığı, yoksa paralel bir yöntem olarak mı kullanıldığı CGK'nın 2020/159 E. sayılı kararında nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167695

CGK kararında, ankesörlü/sabit hatlarla haberleşmenin, ByLock'tan sonra ortaya çıkan yeni bir yöntem olmadığı, aksine 'özellikle geçmiş yıllarda kullanılan bir sistem' olduğu belirtilmiştir. Karara göre örgüt, TSK bünyesindeki mensuplarının çok az bir kısmına ByLock gibi kriptolu programlar yüklemiş, geri kalan büyük bir kısmıyla ise bu geleneksel yöntemi kullanarak haberleşmiştir. Bu, iki yöntemin birbirinin alternatifi olmaktan ziyade, farklı gizlilik seviyelerindeki veya farklı hiyerarşik kademelerdeki üyeler için 'paralel' olarak kullanılan iki farklı iletişim stratejisi olduğunu göstermektedir. Bu tespit, ankesör aramalarının sadece ByLock'un deşifre olmasından sonra başvurulan bir yöntem olmadığını, örgütün kuruluşundan beri kullandığı bir iletişim metodu olduğunu ortaya koymaktadır.