TCK m. 150/1, failin 'bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla' hareket etmesini şart koşar. Failin, var olan alacağından daha fazlasını, örneğin gecikme faizi veya masrafları da ekleyerek talep etmesi ve bu amaçla cebir/tehdit kullanması halinde bu madde uygulanır mı?
Bu durum, 'orantılılık' ilkesi çerçevesinde değerlendirilir ve somut olayın özelliklerine göre değişir. Eğer fail, ana alacağının yanı sıra, makul ve hesaplanabilir bir gecikme faizini veya alacağın tahsili için yaptığı masrafları talep ediyorsa, bu talebin de 'hukuki ilişki' kapsamında olduğu ve alacakla bağlantılı olduğu kabul edilebilir. Bu durumda, talep edilen toplam miktar, ana alacakla bariz bir orantısızlık teşkil etmiyorsa, TCK m. 150/1'in uygulanması mümkündür. Ancak, failin fahiş, keyfi ve dayanaksız bir faiz veya masraf talep etmesi, amacının artık meşru bir alacağı tahsil etmekten çıkıp haksız bir kazanç elde etmeye dönüştüğünü gösterir. Bu durumda, orantılılık ilkesi ihlal edilmiş olur ve fail TCK m. 150/1'den yararlanamaz, eylemi genel yağma hükümlerine göre cezalandırılır.