Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/5472 E. sayılı kanun yararına bozma kararında, Cumhurbaşkanına hakaret (TCK m. 299) suçundan açılan bir davada, Cumhurbaşkanının 'mağdur' olarak davadan haberdar edilmemesi ve karar kendisine tebliğ edilmeden kesinleştirilmesi neden hukuka aykırı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167678

Kararda, bu durum iki temel nedenle hukuka aykırı bulunmuştur: 1) Mağdurun Haklarının İhlali: TCK m. 299'daki suçun mağduru, makamı temsil eden Cumhurbaşkanıdır. CMK m. 234 ve 260 uyarınca, mağdurun davadan haberdar edilme, davaya katılma, delil sunma ve kanun yollarına başvurma gibi hakları vardır. Mahkemenin, mağdur Cumhurbaşkanlığını davadan haberdar etmeden yargılama yapıp karar vermesi, bu temel hakların ihlalidir. 2) Usulsüz Kesinleşme: Kanun yoluna başvurma hakkı olan bir tarafa (mağdura) karar tebliğ edilmeden, kanun yolu süreleri işlemeye başlamaz. Bu tebligat yapılmadan kararın 'kesinleştirilmesi' hukuken geçersizdir. Kanun yararına bozma, ancak usulüne uygun olarak kesinleşmiş kararlara karşı başvurulabilecek olağanüstü bir yoldur. Ortada geçerli bir kesinleşme olmadığı için, Yargıtay kanun yararına bozma talebini bu aşamada reddederek, öncelikle kararın mağdura tebliğ edilmesi ve olası bir temyiz sürecinin tüketilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar vermiştir.