Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/6303 E. sayılı kararında, suçtan zarar gören şikayetçiye gerekçeli kararın tebliği için neden öncelikle 'soruşturma aşamasındaki ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine' tebligat yapılması gerektiği belirtilmiştir?
Bu, Tebligat Kanunu'nun ve tebligat hukukunun temel ilkelerinden kaynaklanmaktadır. Bir kişiye tebligat yapılırken, öncelikli olarak onun bilinen en son adresine (beyan ettiği adres, dosyada mevcut adres vb.) normal usullerle tebligat çıkarılır. Bu adrese tebligat yapılamazsa, o zaman alternatif tebligat usullerine (örneğin, mernis adresine Tebligat Kanunu m. 21/2'ye göre tebligat) başvurulur. Kararda Yargıtay, mahkemenin doğrudan mernis adresine tebligat çıkarmak yerine, öncelikle şikayetçinin dosyada mevcut olan ve kendi beyan ettiği 'son bilinen adresine' tebligat gönderme yükümlülüğünü hatırlatmaktadır. Bu usule uyulmadan yapılan bir tebligat, geçersiz sayılabilir ve hak kayıplarına yol açabilir. Bu, tebligatın muhatabına ulaşmasını sağlamaya yönelik temel bir güvencedir.