HMK'nın 389. maddesi gerekçesinde, 1086 sayılı Kanun'un 101. maddesindeki düzenlemenin 'ihtiyatî tedbirin şartlarından daha çok, her bir hak veya şey bakımından ihtiyatî tedbirin uygulamasını da kapsar bir düzenlemeyi' içerdiği belirtilmektedir. Bu ifadeyle ne kastedilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167621

Bu ifadeyle, eski kanunun ihtiyati tedbir için genel, soyut ve her duruma uygulanabilir şartlar belirlemek yerine, somut hukuki durumlara (örneğin, menkul/gayrimenkul malların ayni ihtilafı, nafaka, boşanma) özgü tedbirleri listelediği kastedilmektedir. Yani kanun, 'hangi şartlarda tedbir verilir?' sorusundan çok, 'hangi durumda ne tür tedbir verilir?' sorusuna odaklanmıştı. Bu, esnek olmayan ve tüm olası durumları kapsayamayan bir yaklaşımdı. HMK m. 389 ise, 'hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya imkansızlaşması' gibi genel ve soyut bir 'şart' belirleyerek, bu şartın gerçekleştiği her türlü hukuki durumda, durumun niteliğine uygun herhangi bir tedbirin (kanunda sayılmamış olsa bile) verilebilmesine olanak tanımıştır. Böylece düzenleme, 'uygulama' odaklı olmaktan çıkıp 'şart' odaklı bir hale gelmiştir.