CMK m. 260 uyarınca kanun yoluna başvuru hakkını kullanmak için 'suçtan zarar görme'nin doğrudan doğruya olması gerektiği ilkesi, bir derneğin veya sivil toplum kuruluşunun kadın cinayeti gibi bir davaya katılma talebinde nasıl bir sonuç doğurur? (CGK 2017/480 sayılı karar)
Yargıtay, kural olarak suçtan 'doğrudan' zarar görmeyenlerin (dolaylı veya muhtemel zarar görenlerin) davaya katılamayacağını kabul etmektedir. Bu ilke, genellikle derneklerin veya STK'ların, tüzüklerindeki amaçlar doğrultusunda her davaya katılmasını engeller. Ancak, Ceza Genel Kurulu'nun 2017/480 sayılı kararında, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği'nin katılma talebi reddedilmiş olsa da, CMK m. 260 uyarınca bu ret kararına karşı kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. Bu durum, derneğin 'suçtan doğrudan zarar gören' olarak kabul edildiği anlamına gelmez, ancak 'katılma isteği reddedilmiş' bir taraf olarak usuli haklarını (kararın tebliği, kanun yoluna başvuru) kullanabileceğini gösterir. 6284 sayılı Kanun gibi özel düzenlemelerle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na tanınan doğrudan katılma hakkı, genel olarak dernekler için söz konusu değildir.