Sanığın hem kendisi hem de müdafisi tarafından temsil edildiği bir ceza davasında, tebligatın sadece müdafiye yapılması yeterli midir? CGK'nın 2019/573 E. sayılı kararı Tebligat Kanunu m. 11'i nasıl yorumlamıştır?
Hayır, yeterli değildir. CGK'nın 2019/573 E. sayılı kararında bu konu detaylıca incelenmiştir. Karara göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi, 'Ancak Ceza Muhakemeleri Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.' hükmünü içermektedir. Bu hüküm, ceza yargılamasının kamusal niteliği ve sanığın şahsını doğrudan ilgilendiren sonuçları (özgürlüğün kısıtlanması gibi) nedeniyle, genel vekalet kuralından bir istisna getirmiştir. Bu nedenle, sanığın bir müdafisi olsa dahi, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek nihai kararların (CMK m. 35/2) sanığın kendisine de ayrıca tebliğ edilmesi yasal bir zorunluluktur. Sadece müdafiye yapılan tebligat, sanığa yapılmış sayılmaz ve sanık açısından kanun yolu sürelerini başlatmaz. Bu, sanığın savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının temel bir güvencesidir.