Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/9170 E. sayılı kararında, boşanmada manevi tazminat miktarının belirlenmesinde hangi ilkelerin gözetilmesi gerektiği ve mahkemenin takdir ettiği miktarın neden 'ölçülülük ilkesine' aykırı bulunduğu açıklanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167578

Kararda, manevi tazminatın amacının, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın bozulan ruhsal dengesini telafi etmek olduğu, bir tarafın zenginleşmesine yol açmaması gerektiği belirtilmiştir. Hâkimin tazminat miktarını belirlerken gözetmesi gereken ilkeler şunlardır: 1) Kişilik hakları zedelenen tarafın ekonomik ve sosyal durumu. 2) Bu tarafın boşanmadaki kusur derecesi. 3) Kişilik hakkına saldıran tarafın kusur derecesi. 4) Bu tarafın ekonomik ve sosyal durumu. 5) Fiilin ağırlığı. Mahkemenin, bu ilkeleri gözeterek, ihlal edilen kişilik hakkı ile tazminat miktarı arasında 'makul bir oran' kurması gerekir. Somut olayda Yargıtay, mahkemenin takdir ettiği manevi tazminat miktarının bu ilkelere göre fazla olduğunu, 'ölçülülük ilkesine' ve TMK m. 4'teki 'hakkaniyet ilkesine' aykırı olduğunu belirterek, daha uygun bir miktara hükmedilmesi için kararı bozmuştur.