CMK m. 260 uyarınca kanun yoluna başvurma hakkı olan şüpheli, sanık, katılan gibi kişilerin bu hakkı kullanabilmesi için, kararın hukuki çıkarlarını ihlal etmiş olması gerekir mi?
Evet, gerekir. CMK m. 260'ın gerekçesinde bu husus açıkça belirtilmiştir. Gerekçeye göre, 'Şüpheli, sanık ve davaya katılan ile katılma istemi reddedilmiş veya duruşmadan haberdar edilmemiş olan suçtan zarar görenler ancak hukukî çıkarlarını ihlâl etmiş olan karara karşı kanun yoluna başvurabilirler; aksi hâlde yetkileri yoktur.' Bu, 'hukuki yarar' veya 'dava ehliyeti' ilkesinin kanun yollarına yansımasıdır. Örneğin, hakkında beraat kararı verilen bir sanığın, beraat gerekçesini beğenmediği için tek başına bu kararı temyiz etmesinde kural olarak hukuki yararı yoktur. Aynı şekilde, talepleri tamamen kabul edilmiş bir katılanın, sanığa verilen cezayı az bulmadığı sürece hükmü temyiz etmesinde hukuki yararı bulunmayabilir. Ancak Cumhuriyet savcısı, kamuyu temsil ettiği için, hukuki yarar şartından bağımsız olarak hem lehe hem de aleyhe kanun yoluna başvurabilir.