TCK m. 150/1'deki 'cebir veya tehdit' unsuru ile TCK m. 150/2'deki 'değer azlığı' arasındaki ilişki nedir? Değeri az bir malın alınması sırasında kullanılan cebir veya tehdidin şiddeti, TCK m. 150/2'nin uygulanmasını etkiler mi?
İki fıkra birbirinden bağımsızdır ve farklı nitelikli halleri düzenler. Ancak somut bir olayda ikisinin de koşulları tartışılabilir. TCK m. 150/2'nin uygulanmasında, kullanılan cebir veya tehdidin şiddeti önemli bir değerlendirme kriteridir. Yargıtay içtihatlarına göre, malın değeri az olsa bile, failin kullandığı cebir veya tehdit orantısız derecede ağır ise (örneğin, 10 TL için mağduru ağır şekilde yaralamak), bu durum fiilin haksızlık içeriğini artırır ve hâkimin TCK m. 150/2 indirimini uygulamaması yönünde bir takdir kullanmasına neden olabilir. Hâkim, TCK m. 3'teki orantılılık ilkesi gereği, sadece alınan malın değerini değil, eylemin bütünüyle yarattığı haksızlığı ve tehlikeyi göz önünde bulundurmalıdır. Dolayısıyla, kullanılan cebir veya tehdidin yoğunluğu, değer azlığı indiriminin uygulanıp uygulanmamasında önemli bir faktördür.